Çölleşme, kurak, yarı kurak ve kurak yarı nemli bölgelerde iklim değişkenliği ile insan faaliyetleri dâhil çeşitli etkenlerin yol açtığı arazi bozulmasıdır. Doğal çöllerin yalnızca genişlemesi anlamına gelmez. Tarım alanlarının, otlakların veya ormanlık arazilerin biyolojik ve ekonomik üretkenliğinin azalmasını kapsar. Rüzgâr ve su erozyonu, toprağın fiziksel, kimyasal ya da biyolojik özelliklerinin bozulması ve bitki örtüsünün uzun süreli kaybı bu sürecin bileşenleridir.[1]
NEDENLER VE MÜCADELE
Aşırı otlatma, yoğun ve sürdürülemez tarım, ormansızlaşma ve uygunsuz sulama uygulamaları arazi üzerindeki baskıyı artırabilir. Uzun süren kuraklıklar da bu baskıyla birleşerek üretkenlik kaybını ağırlaştırabilir. Bitki örtüsü seyrekleştiğinde toprağın erozyona karşı korunması zayıflar; üst toprak, oluşması için gereken süreden çok daha kısa zamanda kaybedilebilir.[2] Çölleşmeyle mücadele, henüz bozulmamış arazilerin korunmasını, bozulmanın azaltılmasını ve zarar görmüş alanların iyileştirilmesini içerir.[1] Su ve otlak yönetimi, rüzgâr kıranlar ve uygun ağaçlandırma uygulamaları kullanılan araçlar arasındadır. Arazi kullanım hakları, geçim kaynakları ve yerel bilgi de uygulamaların sürdürülebilmesinde rol oynar.[2]

