Çeviri normları, belirli bir toplum ve dönemde çeviriyle ilgili tercihleri şekillendiren, kabul gören veya beklenen ölçütlerdir. Betimleyici çeviri araştırmalarında norm kavramı, çeviri davranışının toplumsal ve kültürel bağlamla ilişkisini incelemek için kullanılır. Gideon Toury, normların çeviri sürecinin farklı aşamalarında etkili olabileceğini ve ürünlerdeki düzenliliklerden hareketle araştırılabileceğini savunur. Normlar, yazılı ve değişmez kurallar listesiyle aynı şey değildir. [1][2]
Toury’nin sınıflandırması
Toury, çeviri normlarını ön normlar ve işlemsel normlar başlıkları altında ele alır; ayrıca çevirmenin genel yönelimini açıklayan başlangıç normundan söz eder. Ön normlar, hangi metinlerin çevrileceği ve çevirinin doğrudan mı yoksa aracı bir dil üzerinden mi yapılacağı gibi süreç öncesi tercihleri kapsar. Başlangıç normu, çevirinin kaynak dil ve kültürün ölçütlerine mi, hedef dil ve kültürün ölçütlerine mi daha fazla yöneldiğini incelemeye yarar. İşlemsel normlar ise çeviri sırasında metnin düzenlenmesi ve dilsel seçimler gibi kararlara odaklanır. Bu ayrımlar Toury’nin kuramsal çerçevesine aittir; her araştırmacının aynı sınıflandırmayı kullanması gerekmez. [1][2]
Araştırma ve yorum
Normlar doğrudan gözlemlenebilen nesneler olmadığından, araştırmacılar bunları çeviri metinlerinde tekrarlanan tercihlerden ve çeviri sürecine ilişkin belgelerden hareketle yorumlar. Tek bir çeviri örneği, tek başına bir toplumun genel normunu kanıtlamaz; örneklerin tarihsel ve kültürel bağlamlarıyla karşılaştırılması gerekir. Toury’nin yaklaşımında normlar, çevirilerin hedef kültürde nasıl kabul gördüğünü ve kaynak metinle ilişkilerinin nasıl biçimlendiğini betimlemeye yardımcı olur. [1] Kavramın kullanımı ve sınıflandırılması kuramsal yaklaşıma göre değişebildiğinden, “çeviri normları” her zaman tek, evrensel bir kurallar bütünü anlamına gelmez. [2]
