Çivi yazısı, işaretleri çoğunlukla kil üzerine bir kamış kalemin ucuyla bastırılarak oluşturulan eski bir yazı sistemleri geleneğidir. Adı, işaretlerde görülen kama biçimli izlerden gelir. Mezopotamya’da MÖ dördüncü binyılın sonlarında gelişen erken kayıt uygulamalarıyla bağlantılıdır. Başlangıçta malları, miktarları ve işlemleri izlemeye yarayan işaretler, zaman içinde konuşma dilinin seslerini de aktarabilecek bir yazıya dönüşmüştür. Çivi yazısı bir dilin adı değildir; farklı dillerin kaydedilmesinde kullanılmıştır. [1]
İŞARETLERİN GELİŞİMİ
Erken tabletlerde nesneleri temsil eden çizimler ve sayısal işaretler bulunur. Kalemin kile uygulanışındaki değişiklikler, çizgilerin yerini giderek kama biçimlerinin almasına yol açmıştır. İşaretlerin yalnızca nesneleri değil, sözcüklerin ses değerlerini de karşılayabilmesi, kişi adları ve dilbilgisel öğeler gibi daha karmaşık bilgilerin yazılmasını mümkün kılmıştır. [1]
KULLANIM ALANLARI
Tabletler ekonomik hesapların yanında mektuplar, hukuk belgeleri, edebî eserler ve bilimsel kayıtlar taşır. Anadolu’daki Kültepe’den gelen Asur tüccar mektupları, yazının uzak mesafeli ticaretteki rolünü gösterir. Görseldeki MÖ yirminci–on dokuzuncu yüzyıllara tarihlenen mektup, Puzur-Aşşur’un İmdi-ilum ailesinin ticari işleriyle ilgili yazışmalarından biridir. Bu tür kayıtlar, günlük ilişkiler hakkında doğrudan tarihsel bilgi sağlar. [2]

