Mimarlık

İmar affı

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

İmar affı, imar mevzuatına aykırı ya da ruhsatsız yapıların belirli koşullarla kayıt altına alınmasını veya bunlara ilişkin bazı hukuki ve idari sonuçların değiştirilmesini amaçlayan düzenlemeler için kullanılan genel bir addır. Türkiye’de farklı dönemlerde bu nitelikte düzenlemeler yapılmıştır; bu nedenle terim tek ve sürekli bir hukuki statüyü ifade etmez. 2018’de kamuoyunda “imar barışı” denilen uygulama, bu tartışmanın güncel örneklerinden biri oldu. [1][2]

2018 düzenlemesi ve yapı kayıt belgesi

3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. madde, 31 Aralık 2017’den önce yapılmış belirli ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için şartları yerine getirilmesi hâlinde Yapı Kayıt Belgesi verilmesine imkân tanıdı. Başvuruda yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve kayıt bedelinin ödenmesi öngörülüyordu. Bakanlığın açıklamasına göre, belge yapının kullanımına izin verilmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor; ancak şartlara aykırı düzenlendiği saptanırsa iptal edilebiliyordu. [1]

Belge, yeni bir yapı ruhsatı veya bütün imar kurallarına uygunluk belgesiyle aynı şey değildir. Kanundaki düzenleme, belgenin yapının yeniden yapılmasına ya da kentsel dönüşüme kadar geçerli olacağını ve yenilemede yürürlükteki imar mevzuatının uygulanacağını belirtir. Yapının depreme dayanıklılığı konusu da malikin sorumluluğunda bırakılmıştır. [1]

Tartışmalar ve kapsam

İmar affı niteliğindeki uygulamalar, mevcut yapı stokunun ve imar aykırılıklarının ele alınması bakımından savunulurken; kaçak yapılaşmayı teşvik edebileceği, planlama ilkeleri ve afet riskleriyle çatışabileceği gerekçeleriyle eleştirilir. Akademik çalışmalar, Türkiye’deki imar aflarının tarihsel seyrini ve 2018 uygulamasının hukuki niteliğine ilişkin tartışmaları inceler. Bir kayıt belgesi, tek başına yapının teknik güvenliğini kanıtlamaz; hukuki kayıt ile yapısal güvenlik ayrı konulardır. [2]