İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İstanbul'un Gülhane çevresinde bulunan Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi'nden oluşan müze topluluğudur. Osmanlı dönemindeki Müze-i Hümayun'un koleksiyonları üzerine gelişmiştir. Farklı coğrafyalardan gelen arkeolojik eserlerle Türk ve İslam çini sanatına ait örnekleri, ayrı yapı ve koleksiyon düzenleri içinde bir araya getirir.[1][2]
KURUMSAL GELİŞİM
1869'da kurulan Müze-i Hümayun'un başlangıç koleksiyonu, Aya İrini'de toplanmış eserlerden oluşuyordu. Mekânın yetersiz kalması üzerine Çinili Köşk düzenlenerek 1880'de müze olarak açıldı. Osman Hamdi Bey'in 1881'de müdürlüğe atanması, kazıların ve koleksiyonların genişlemesinde önemli bir aşama oldu. Sayda'daki kraliyet mezarlığında bulunan lahitler, yeni bir sergileme binasına duyulan ihtiyacı artırdı.[1]
ANA BİNA VE KOLEKSİYONLAR
Alexandre Vallaury'nin tasarladığı Arkeoloji Müzesi binası, 13 Haziran 1891'de ziyarete açıldı. Sütunlu girişleri ve alınlıklarıyla neoklasik bir cephe düzenine sahiptir. Sayda buluntuları arasında yer alan İskender Lahdi ve Ağlayan Kadınlar Lahdi, koleksiyonun tanınan eserlerindendir. Müze yapısının genişlemesi, farklı dönem ve bölgelerden gelen buluntuların korunması ve sergilenmesi için daha fazla mekân sağlamıştır.[1]
ÜÇ MÜZELİ YAPI
1472 tarihli Çinili Köşk, topluluğun en eski binasıdır. Burada çini ve seramik örnekleri yer alırken Eski Şark Eserleri Müzesi ve Arkeoloji Müzesi farklı arkeolojik koleksiyonlara ayrılmıştır. Üçlü düzen, müzeleri yalnız tek bir tarihî binayla özdeşleştirmemeyi gerektirir. Yapıların kuruluş dönemleri ile sergilenen eserlerin üretim tarihleri farklıdır; bu ayrım, kurumun hem mimarlık hem koleksiyon tarihinin anlaşılmasını sağlar.[2]
