Dilbilimde ağız, bir dilin bölge veya topluluklara göre değişen konuşma biçimlerinden biridir. Ağız farklılıkları yalnızca telaffuzda görülmez; ses bilgisi, biçim bilgisi, söz varlığı ve söz dizimi gibi alanlarda da ortaya çıkabilir. “Ağız”, “lehçe” ve “şive” terimlerinin anlamı her çalışmada aynı biçimde kullanılmadığından, sınıflandırma yapılırken yazarın kavramları nasıl tanımladığına bakmak gerekir. [1]
Dil çeşitliliği ve terimler
Coğrafi ayrılık, topluluklar arasındaki temas, göç ve kuşaklar boyunca aktarım, konuşma biçimlerinin farklılaşmasına katkıda bulunabilir. Bir ağızda belirli seslerin söylenişi, eklerin kullanımı, sözcüklerin biçimi veya anlamı ve cümle kuruluşu başka bir ağızdan ya da ölçünlü dilden ayrılabilir. Bu örüntüler bir arada incelenir; tek bir telaffuz özelliği bütün ağız sistemini tanımlamaz. Ölçünlü dilden farklılık, dilsel açıdan eksiklik veya bozulma olarak yorumlanmamalıdır. Türkçedeki ağız teriminin kapsamı ve diğer adlandırmalarla ilişkisi üzerine yapılan tartışmalar, terimlerin bağlama göre değişebildiğini gösterir. [1]
Araştırılması ve belgelenmesi
Ağız araştırmalarında konuşma örnekleri derlenir; ses özellikleri, dil bilgisi yapıları ve söz varlığı incelenerek bölgeler arasında karşılaştırmalar yapılır. Ses kayıtları ve konuşmacıların dil geçmişi, verilerin bağlam içinde değerlendirilmesine yardımcı olur. Araştırmalar sözlük ve dil atlası çalışmalarına, ayrıca dil değişiminin incelenmesine kaynak sağlayabilir. Türk Dil Kurumunun Türkiye Türkçesi Ağız Araştırmaları Veri Tabanı; bölge incelemeleri yanında ses bilgisi, söz varlığı, şekil bilgisi, söz dizimi, yöntem ve karşılaştırmalı çalışmalar gibi başlıklar içerir. Veri tabanı bu yönüyle, ağız araştırmalarının farklı konu ve yöntemlerini bir arada sınıflandırır. [2]
