Ağaç sınırı, ağaç biçiminde büyüyen bitkilerin doğal olarak ulaşabildiği yüksek enlem ya da yüksek yükselti sınırını anlatır. Dağlarda yükselti arttıkça, kutup bölgelerinde ise enlem yükseldikçe ağaç büyümesinin sona erdiği kuşakla ilişkilidir. Terim, her yerde tek ve keskin bir çizgiye karşılık gelmez; kullanılan tanıma göre sınır, kapalı ormanın bittiği yerden ağaç biçimli bireylerin ulaştığı en uç noktaya kadar değişebilir [1][2].
Dağ ve kutup sınırları
Dağlık alanlardaki üst ağaç sınırı ile kutuplara doğru görülen enlemsel sınır, farklı coğrafyalarda aynı ekolojik olgunun görünümleridir. Dünya genelindeki yüksek dağ ve kutup ağaç sınırları, ağaçların büyüme mevsimi sıcaklığı ve süresiyle ilişkilidir. Bu nedenle benzer enlemlerdeki dağlarda bile sınırın yükseltisi aynı olmak zorunda değildir [1].
Geçişin görünümü de yerel koşullara göre değişebilir. Orman örtüsü giderek seyrekleşebilir ya da ağaçların büyümesi daha belirgin bir sınırda sona erebilir. Tropik dağlardaki ağaç sınırlarını ele alan bir derleme, sıcaklığın yanı sıra yağış, bulut örtüsü, güneş ışınımı ve fidelerin tutunma koşullarının da önem taşıyabileceğini belirtir [2].
Çevresel etkiler ve insan kullanımı
Düşük sıcaklık ve kısa büyüme mevsimi ağaçların gelişimini sınırlandırabilir; rüzgâr ve yerel mikroiklim de genç ağaçların yaşama şansını etkileyebilir [1]. Öte yandan yangın, erozyon, otlatma ve kesim gibi bozulmalar, iklimin ağaç büyümesine elverişli olduğu yerlerde bile ağaçların bulunmamasına yol açabilir. Bu nedenle gözlenen ağaçsız alan her zaman doğal iklim sınırı değildir [1]. Ağaç sınırı, ormanlarla daha yüksek ya da daha kutupsal ağaçsız ekosistemlerin karşılaştığı önemli bir ekolojik geçiş bölgesidir.
