Akrabalık, insanların birbirleriyle soy, evlilik, evlat edinme ve toplumsal olarak tanınan başka bağlar üzerinden ilişkilendirildiği düzendir. Biyolojik bağlantılara dayanabilir; ancak yalnızca genetik yakınlıkla açıklanmaz. Kimin akraba sayıldığı, yakınlığın nasıl adlandırıldığı ve bu bağın hangi sorumlulukları doğurduğu kültürlere göre değişir. Akrabalık ağları evlenme kurallarını, dayanışmayı ve kaynakların paylaşılmasını etkiler.[1]
AKRABALIK BAĞLARI
Antropolojide kan bağına dayandığı kabul edilen ilişkiler ile evlilik yoluyla kurulan ilişkiler birbirinden ayrılır. Evlat edinme, bakım ve toplumsal tanıma da aile bağları oluşturabilir. Biyolojik ilişki gerektirmeyen, bilinçli olarak kurulan yakınlıklara törensel veya toplumsal akrabalık örnekleri arasında vaftiz ebeveynliği gösterilir. Böyle ilişkiler, çocukla ilgilenmenin yanında aileler arasında kalıcı yardım ve karşılıklılık bağlantıları kurabilir.[2]
AİLE VE HANE
Aile, akrabalık bağlarına dayanan toplumsal ve ekonomik bir birliktir. Hane ise aynı konutu paylaşan ve üretim ile tüketim gereksinimlerini birlikte karşılayan insanları ifade eder. Bir aile tek bir hanede yaşayabilir; ancak aile üyeleri farklı konutlarda da bulunabilir. Geniş aileler birden çok kuşağı ya da aile birimini kapsayabilir. Hastalık, yaşlı bakımı ve iş kaybı gibi koşullar, aile üyelerinin birlikte yaşama ve destek sağlama biçimlerini değiştirebilir.[2]
ANTROPOLOJİK İNCELEME
Akrabalık araştırmaları, kişilerin ebeveynlerini, kardeşlerini ve önceki kuşaklarını nasıl tanımladığını inceler. Soy çizelgeleri, görüşmeler ve akrabalık terimlerinin karşılaştırılması bu ilişkileri anlamaya yardımcı olur. Lewis Henry Morgan, on dokuzuncu yüzyılda farklı toplulukların akrabalık adlandırmalarını karşılaştıran araştırmalar yürüttü. Bu yaklaşım, aynı biyolojik ilişkinin farklı kültürlerde farklı toplumsal konumlarla ilişkilendirilebildiğini gösteren karşılaştırmalı çalışmaların gelişmesinde etkili oldu.[1]
