Akroterion, mimari bir bezemenin hem kendisini hem de yerleştirildiği kaideyi anlatabilen bir terimdir. Klasik mimaride, özellikle alınlıkların üstünde görülen heykelsi çatı süslemeleri için kullanılır. Columbia Üniversitesi’nin mimarlık sözlüğü akroterionu, alınlığın tepe noktasına veya alt uçlarına yerleştirilen düz bir kaide üzerindeki bezeme olarak tanımlar. Bu nedenle sözcüğün kapsamı, anlatılan örneğe göre kaideyi ya da onun üzerindeki süslemeyi içerebilir. [1]
Konumu ve örnekleri
Bir alınlığın tepe noktasında veya iki alt ucunda yer alabilen akroterler, üçgen alınlığın iç yüzeyindeki heykel ve kabartmalardan farklı olarak çatı çizgisinin üzerinde yükselir. Columbia sözlüğündeki tanım, bu konumları özellikle belirtir. Akroterlerin biçimi ve betimlemesi örnekten örneğe değişebilir; bunları tek bir figür veya motif türüyle sınırlamak doğru değildir. [1]
Vatikan Müzeleri’nde sergilenen kanatlı atlı akroter, Etrüsk mimari terrakotalarına ait somut bir örnektir. Müze açıklamasına göre figür, üçgen alınlığın sağ ucunda yer almış ve yan kirişin ucunu örten levhanın önünde yükselmiştir. Heykel, kanatlı atın havalanışını gösterir; yüzeyinde boyalı bezeme izleri de bulunur. Bu eser, akroterin yalnızca mimari bir terim değil, belirli bir yapının çatı süslemesine verilen ad olabileceğini gösterir. [2]
Terimin kullanımı
Akroterionu değerlendirirken hem yapının çatısındaki konumunu hem de sözcüğün kaideyi mi, üzerindeki bezemeyi mi anlattığını dikkate almak gerekir. Her akroterin aynı malzemeden veya aynı biçimde yapıldığını varsaymak, mevcut örneklerin çeşitliliğini göz ardı eder. [1][2]
