Albert Fert (1938 doğumlu), elektronların manyetik özellikleri ile elektriksel iletim arasındaki ilişkiyi araştıran Fransız fizikçidir. Ekibinin 1988'de gözlemlediği dev manyetodirenç etkisi, manyetik alanların elektrik direnci üzerindeki etkisinden yararlanan teknolojilerin gelişmesine katkıda bulundu. Fert, bu keşif nedeniyle 2007 Nobel Fizik Ödülü'nü aynı etkiyi bağımsız olarak araştıran Peter Grünberg ile paylaştı. [2]
EĞİTİMİ VE ARAŞTIRMA YOLU
Fransa'nın Carcassonne kentinde doğan Fert, 1957'de Paris'teki École Normale Supérieure'e girdi. Katıhal fiziğine ilgisi, kuantum mekaniği ve istatistiksel fizik eğitimi sırasında gelişti. Orsay'da Ian Campbell yönetiminde yürüttüğü doktora çalışmasında, ferromanyetik metallerde elektron hareketliliğinin spin yönelimine bağlılığını inceledi. 1970'te tamamladığı tez, daha sonra ince katmanlı malzemelerde sürdüreceği araştırmalar için deneysel ve kavramsal bir temel oluşturdu. [1]
DEV MANYETODİRENÇ
Fert'in araştırma grubu, demir ve kromdan oluşan çok ince katmanların elektrik direncinin uygulanan manyetik alanla önemli ölçüde değiştiğini gösterdi. Bu tür yapıları üretmek, katmanların atomik ölçekte denetlenebilmesine bağlıydı; 1980'lerde gelişen üretim teknikleri önceki fikirlerin sınanmasını sağladı. Dev manyetodirenç, elektronların elektrik yükünün yanında spin özelliğinin de aygıt tasarımında kullanılabileceğini ortaya koyan spintronik araştırmalarının temel sonuçlarından biri oldu. [2]
TEKNOLOJİK ETKİSİ
Keşfin önemli uygulamalarından biri, sabit disklerdeki manyetik bilgiyi okuyan duyarlı başlıkların geliştirilmesiydi. Daha küçük manyetik işaretlerin algılanabilmesi, depolama yoğunluğunun artmasına katkıda bulundu. Fert'in akademik araştırması ile sanayi laboratuvarları arasındaki iş birliği, 1995'te kurulan CNRS/Thales ortak fizik biriminde de sürdü. Çalışmaları, temel bir malzeme özelliğinin nanoteknoloji sayesinde kullanılabilir elektronik bileşenlere dönüşmesini gösteren örnekler arasında yer aldı. Bu yönüyle araştırmaları, fiziksel ölçüm teknikleri ile bilgi saklama teknolojileri arasındaki ilişkiyi güçlendirdi. [2]
