Algıda seçicilik, çevredeki çok sayıdaki uyaran arasından bazılarının dikkat odağına alınması ve bilinçli algıda öne çıkmasıdır. Duyu organlarına ulaşan bilgiler, deneyimler ve beklentilerle birlikte yorumlanır. Bu nedenle aynı ortamda bulunan kişiler farklı ayrıntıları fark edebilir; bir uyaranın fiziksel olarak mevcut olması onun mutlaka bilinçli biçimde algılanacağı anlamına gelmez.[1]
DİKKATİ YÖNELTEN ETKENLER
Dikkat hem uyaranın özelliklerinden hem kişinin amaçlarından etkilenir. Ani bir ses dikkati kendiliğinden çekebilirken, belirli bir nesneyi aramak önceki bilgi ve beklentileri devreye sokar. Psikolojide bu süreçler aşağıdan yukarıya ve yukarıdan aşağıya işlemleme kavramlarıyla açıklanır. Algı böylece duyusal verilerin edilgen kaydından daha kapsamlı bir süreçtir.[1]
DENEYSEL GÖSTERİM
Daniel Simons ve Christopher Chabris'in 1999 tarihli deneyinde katılımcılar, basketbol paslarını belirli yönergelere göre sayarken görüntüye beklenmedik bir kişi girdi. Bazı koşullarda goril kostümü kullanan bu kişi, birçok katılımcı tarafından bildirilmedi. Çalışma, başka bir göreve yoğunlaşmanın görülebilen bir olayı fark etmeyi engelleyebileceğini gösteren dikkatsizlik körlüğü araştırmalarındandır.[2]
YORUM VE SINIRLAR
Fark etme olasılığı, ana görevin güçlüğü ve beklenmedik uyaranın izlenen nesnelerle benzerliği gibi koşullarla değişir. Bir olayın sonradan bildirilememesi, onun hiçbir düzeyde işlenmediğini tek başına kanıtlamaz. Araştırmacılar, algılamama ile hemen unutma açıklamalarını ayırmanın güçlüğünü de tartışmıştır. Bu ayrım, bildirilen deneyim ile bilginin işlenmesi arasındaki ilişkinin yorumlanmasını etkiler.[2]
