Anav kültürü, Türkmenistan’ın güneyinde, Aşkabat yakınlarındaki Anav yerleşiminde bulunan tarihöncesi tabakalar için kullanılan arkeolojik adlandırmadır. Adı, yerleşimdeki iki höyükten gelir. Bu sınıflandırma, aynı özellikleri değişmeden koruyan tek bir topluluğu değil, farklı dönemlere ait kalıntıları kapsar. [1]
Yerleşim ve kronoloji
Kuzey höyükte Neolitik ve Kalkolitik dönemlerle ilişkilendirilen Anav I ve II, güney höyükte ise Tunç ve Demir Çağı malzemelerini içeren Anav III ve IV tabakaları bulunur. Yaklaşık tarihlendirmeye göre Anav I MÖ 5000–3300, Anav II MÖ 3300–2800, Anav III MÖ 2800–2000 yıllarına yerleştirilir. Anav IV yaklaşık MÖ 900–650’ye tarihlenir; iki geç evre arasında aşınmış tortulardan oluşan belirgin bir boşluk vardır. Bu nedenle evreler kesintisiz bir yerleşim dizisi olarak görülmemelidir. [1]
Yerleşim 1904’te R. Pumpelly’nin yönettiği Amerikan kazılarında geniş ölçekte araştırıldı; daha sonraki dönemlerde Sovyet arkeologları da çalıştı. Anav’ın uzun kültürel dizisi, bitki, hayvan ve çevre verilerinin birlikte incelenebilmesini sağlar. [1]
Ekonomi ve maddi kültür
Anav I’in en alt tabakalarında yabani hayvan kemiklerinin baskın olması, avcılığın önemine işaret eder. Daha geç tabakalarda öküz, domuz ve koyunların evcilleştirilmesiyle karma tarım öne çıktı. Kerpiçten dikdörtgen evler, elle yapılmış ve kimi örnekleri geometrik desenli çanak çömlek, bakır ve kurşun kullanımı dönemin buluntuları arasındadır. Anav II’de metal aletler ve yeni seramik türleri; Anav III’te mühürler, taş kaplar ve daha gelişmiş metal işçiliği görülür. [1]
Anav’daki kazılar, Orta Asya köy yaşamı ve bölgesel değişimlerin anlaşılmasına katkı sağlar. Pennsylvania Üniversitesi Müzesi yayını, Anav’ı İran Platosu ve İndus Vadisi çevresindeki daha geniş tarihöncesi gelişmeler bağlamında ele alır; kültürel benzerlikler tek başına doğrudan göç ya da tek yönlü yayılma kanıtı sayılmaz. [2]
