Anlam kayması, tarihsel dilbilimde bir sözcüğün veya ifadenin anlamının zaman içinde değişmesi için kullanılan terimdir. Sözcüğün ses biçimi aynı kalırken gönderme yaptığı kavramlar, kullanım alanı veya çağrışımlar farklılaşabilir. Bu süreç, yeni sözcüklerin dile girmesiyle ilişkili olabilse de söz varlığına eklenme ile anlam değişmesi aynı olay değildir.[1]
GENİŞLEME VE DARALMA
Anlam genişlemesinde sözcük daha çok kavramı kapsayacak biçimde kullanılır; daralmada ise kullanım alanı daha özel bir kümeyle sınırlanır. İngilizce meat sözcüğünün eski dönemlerde genel olarak yiyeceği karşılayıp daha sonra et anlamında kullanılması, daralmaya örnektir. Bu tür değişmeler, sözcüğün bütün kullanım özelliklerinin bir anda değişmesini gerektirmez; farklı kullanım alanları birlikte var olabilir.[2]
AKTARMA VE ÇAĞRIŞIM
Benzerliğe dayalı mecaz ve yakınlık ilişkisine dayalı ad aktarması, anlamın yeni alanlara taşınmasına katkıda bulunur. Bir nesnenin bölümünü başka bir nesnenin benzer bölümüne ad olarak vermek, bu ilişkilerin görünür örneklerindendir. Ayrıca sözcükler zaman içinde daha olumlu veya daha olumsuz çağrışımlar kazanabilir. Böylece değişme, yalnız hangi nesnenin adlandırıldığıyla değil, konuşurun değerlendirmesiyle de ilgili olabilir.[2]
BAĞLAM VE TARİHSEL KANIT
Araştırmacılar değişmeyi açıklarken eski ve yeni sözlük tanımlarını karşılaştırmanın yanında sözcüklerin gerçek metinlerde nasıl kullanıldığını inceler. Konuşmadaki çıkarımlar, toplumsal koşullar ve söylem alışkanlıkları yeni anlamların yerleşmesinde rol oynayabilir. Elektronik derlemler, farklı dönem ve bağlamlardan örnekleri karşılaştırmayı kolaylaştırır. Bir sözcüğün kökeni, bugünkü bütün kullanımlarının tek geçerli anlamını kendiliğinden belirlemez; tarihsel gelişimin ayrıca gösterilmesi gerekir.[1][2]
