Anti-kütleçekim, kütleçekiminin çekici etkisinin tersine çevrilmesi veya cisimlerin kütleçekim alanından itici biçimde etkilenmesi varsayımını anlatan terimdir. Smithsonian Ulusal Hava ve Uzay Müzesi, bilinen bir anti-kütleçekim teknolojisi olmadığını belirtir. Terim, gerçek kütleçekimsel itme ile ağırlıksızlık ve başka kuvvetlerle sağlanan kaldırma gibi farklı olguları ayırt edilerek kullanılmalıdır. [1]
Kütleçekime karşı görünen etkiler
Bir cismin havada tutulması, kütleçekiminin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Uçakların kaldırma kuvveti veya mıknatısların uyguladığı kuvvet, kütleçekimine karşı etki eder; cisim yine kütleçekiminden etkilenir. Benzer biçimde yörüngedeki astronotlar kütleçekimsiz bir bölgede bulunmaz. NASA’ya göre uzay aracı, içindekiler ve serbest bırakılan nesneler birlikte Dünya çevresinde serbest düşüşte olduğundan ağırlıksız görünürler. [2]
Antimadde ve deneysel sonuç
“Antimadde” adındaki “anti”, onun kütleçekiminden kendiliğinden itildiği anlamına gelmez. CERN’deki ALPHA işbirliği, antihidrojen atomlarının hareketini ölçerek kütleçekiminin etkisini doğrudan inceledi. 27 Eylül 2023’te duyurulan sonuçlar, deneyin duyarlılığı içinde antihidrojenin Dünya’ya doğru çekildiğiyle uyumluydu. Nature’da yayımlanan araştırma, bu bulgunun antimadde ile Dünya arasında 1g büyüklüğünde itici kütleçekimi dışladığını; daha hassas ölçümlerin ise gerekli olduğunu bildirir. Sonuç, her olası kütleçekim kuramını sınamış değildir. [3][4]
Negatif kütle veya özel enerji koşulları gibi kuramsal varsayımlar, sıradan maddelerle yapılmış, doğrulanmış anti-kütleçekim aygıtlarıyla karıştırılmamalıdır. Dolayısıyla terim, şu an için kanıtlanmış bir teknolojiye değil, kuramsal tartışmalara ve kütleçekiminin özelliklerini araştıran deneylere karşılık gelir. Ağırlıksızlık hissi veya kaldırma kuvveti, bu anlamda anti-kütleçekim değildir. [1][2]
