Antikor, bağışıklık yanıtında belirli moleküler yapılara bağlanabilen immünoglobulin türü proteindir. Antikor salgılayan plazma hücreleri, antijenle karşılaşan B hücrelerinin farklılaşmasıyla gelişir. Antikorların tanıdığı hedefler antijen olarak adlandırılır. Hedefe bağlanma, virüslerin hücrelere girişinin engellenmesine veya başka bağışıklık hücrelerinin hedefi tanıyıp uzaklaştırmasına katkıda bulunabilir.[1][2]
MOLEKÜLER YAPISI
Tipik bir antikor molekülü iki ağır ve iki hafif protein zincirinden oluşur. Her iki zincir türünde sabit ve değişken bölgeler bulunur. Antijene bağlanmada değişken bölgeler belirleyicidir; bu bölgelerin üç boyutlu yapısıyla hedefin uygun bir bölgesinin birbirini tamamlaması, bağlanmanın özgüllüğünü sağlar.[2]
HEDEFİN TANINMASI
Antikorun etkisi, bağlandığı hedefe ve etkileşimin sonucuna göre farklılaşır. Bir virüsün hücreye tutunmasını engelleyen bağlanma, enfeksiyonun başlamasını sınırlayabilir. Başka durumlarda antikorlar, fagosit denilen hücrelerin bakteri veya virüsleri tanımasını kolaylaştırır. Bu nedenle antikor yanıtı, bağışıklık sistemindeki hücrelerin yürüttüğü süreçlerle birlikte işleyen bir savunma mekanizmasıdır.[2]
ÇEŞİTLİLİĞİN OLUŞMASI
B hücreleri gelişirken antikor genlerinin farklı parçaları yeniden birleştirilir; böylece çok sayıda değişken bölge oluşabilir. Antijenle karşılaşma sonrasında bu bölgelerde ek mutasyonlar meydana gelebilir. Hedefe daha güçlü bağlanan antikorları üreten hücrelerin seçilmesi ve plazma hücrelerine farklılaşması, yanıtın özelliklerini zaman içinde değiştirebilir.[2]
