Arkhe, Antik Yunan felsefesinde başlangıç, kaynak veya temel ilke anlamlarında kullanılan bir kavramdır. Özellikle Sokrates öncesi doğa düşünürlerinin, varlıkların nereden geldiğini ve değişmelerine rağmen dünyanın nasıl bir düzen gösterdiğini açıklama girişimleriyle ilişkilendirilir. Bu sorular, dönemin düşüncesinde bugün bilim ile felsefe arasında yapılan ayrımdan bağımsız biçimde ele alınmıştır.[1]
DOĞA DÜŞÜNÜRLERİNİN AÇIKLAMALARI
Miletli düşünürlere ilişkin aktarımlarda Thales'in suyu, Anaksimenes'in havayı temel ilke olarak benimsediği anlatılır. Anaksimandros ise belirli bir tanıdık madde yerine apeiron adı verilen belirsiz veya sınırsız bir kaynağı öne çıkarır. Bu yaklaşımlar, çok sayıdaki doğa olayının ortak bir açıklamayla anlaşılabileceği düşüncesini paylaşır.[1]
Aristoteles, Metafizik'te önceki düşünürlerin nedenler ve ilkeler arayışını inceler. Onun anlatımında bazı düşünürler tek bir maddi kaynağı, bazıları ise birden fazla ilkeyi kabul etmiştir. Empedokles'in dört öğesi, açıklamanın mutlaka tek bir maddeden başlaması gerekmediğini gösterir. Bu öğeleri modern kimyadaki element kavramıyla özdeşleştirmek, tarihsel anlamlarını değiştirir.[2]
KAYNAKLAR VE YORUM
İlk doğa düşünürlerinin eserleri büyük ölçüde bütün hâlinde korunmamıştır. Görüşleri, kısa parçalar ve daha sonraki yazarların tanıklıkları aracılığıyla bilinmektedir. Dolayısıyla arkhe hakkında yapılan açıklamalarda düşünürün kendi sözleriyle sonraki yorumcunun kurduğu çerçeve birbirinden ayrılmalıdır.[1]
Aristoteles'in önceki öğretileri kendi nedenler kuramı açısından sınıflandırması, bu sorunun belirgin bir örneğidir. Onun aktardığı görüşler hem erken felsefe için önemli kanıtlar hem de daha sonraki bir felsefi bakışın ürünüdür. Arkhe kavramının tarihsel değeri, yalnızca önerilen maddelerde değil, doğanın oluşumunu ilkeler aracılığıyla açıklama arayışında bulunur.[2]
