Arkoloji, mimarlık ile ekolojiyi bir araya getiren ve kent tasarımını bu ilişki üzerinden ele alan bir yaklaşımdır. İngilizce “arcology” sözcüğü, “architecture” ve “ecology” sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir. Kavram, İtalyan mimar ve kent tasarımcısı Paolo Soleri ile özdeşleşmiştir; 1969’da yayımlanan Arcology: The City in the Image of Man adlı kitabı yaklaşımın temel metinlerinden biridir. Soleri, kenti yapıların toplamı olarak değil, insan yaşamı ile doğal çevrenin ilişkisini biçimlendiren bir bütün olarak düşünmüştür. [1][2]
Tasarım yaklaşımı
Arkolojinin Soleri’ye dayanan yorumunda yoğun ve kompakt yerleşim, mimari ile ekolojik süreçlerin birlikte planlanmasıyla ilişkilidir. Konut, çalışma ve ortak kullanım işlevlerini yakınlaştırmak, kent içindeki erişimi ve altyapının paylaşımını destekleyebilir. Bunlar yaklaşımın hedefleri ve tasarım savlarıdır; her projenin enerji, arazi veya kaynak kullanımında belirli bir sonucu kendiliğinden sağlayacağı anlamına gelmez. Sonuçlar, tasarımın yanı sıra yerel çevreye, uygulamaya ve toplumsal koşullara bağlıdır. [2]
Arcosanti örneği
Arizona’daki Arcosanti, arkoloji düşüncesini uygulamalı olarak araştırmak üzere tasarlanmış deneysel bir yerleşimdir. Cosanti Vakfı burada 1970’te inşaata başladı. Vakfın anlatımına göre Arcosanti, mimarlık, ekoloji ve topluluk yaşamını birleştirmeyi amaçlayan, zaman içinde gelişen bir çalışma ve yaşam alanıdır; tamamlanmış, kendi kendine yeterli bir kent olarak sunulmamalıdır. [1]
Kültürel Peyzaj Vakfı, Arcosanti tasarımını mimarlık ile ekolojinin bütünleşmesinden doğan yoğun ve çevreye duyarlı kent fikriyle açıklar. Bu tarif, arkolojinin Soleri’ye özgü tasarım yaklaşımını anlatır; bütün mimarlık veya çevre planlaması disiplinlerinin üzerinde uzlaştığı tek bir kent modeli olduğu anlamına gelmez. Arcosanti bu nedenle hem belirli bir yerleşim hem de bir tasarım düşüncesini sınama girişimi olarak ele alınabilir. [1][2]
