Asansör müziği, asansörlerde çalınan ve zamanla lobiler, işyerleri ya da telefon bekleme hatları gibi başka ortamlardaki fon müziğini de anlatmak için kullanılan bir terimdir. Genellikle arka planda duyulacak şekilde düzenlenmiş, tanıdık melodilerin enstrümantal yorumları bu estetikle ilişkilendirilir. “Muzak” ise bu müzikle özdeşleşmiş bir şirket ve hizmet adıdır; bütün asansör müziğinin adı değildir. [1][2]
Asansörlerde müziğin ortaya çıkışı
Yaygın bir anlatıya göre müzik, yolcuları asansörün seslerinden uzaklaştırmak ya da kaygılarını azaltmak için kabinlere eklenmişti. Ancak Amerikan Tarih Derneği’nde yayımlanan tarih araştırması, bu amacı doğrulayan bir patent kaydı bulunmadığını belirtiyor. Kabinlerde müzik çalmak üzere hoparlör sistemleri 1930’larda geliştirildi; işyerleri ve kamusal alanlarda fon müziği hizmetleri ise özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaygınlaştı. [1]
Muzak kayıtları 1934’te yayımlanmaya başladı. Şirketin müziği yalnızca asansörlerle sınırlı değildi; işyerlerinde ve başka ortamlarda çalınan fon müziği de bu hizmetin kapsamındaydı. Bu müzik, çoğunlukla dikkatle dinlenmekten çok arka planda duyulmak üzere tasarlanıyordu. [1][2]
Kültürel çağrışımları
“Asansör müziği” zamanla belirli bir mekânı tarif etmenin ötesine geçerek kolay dinlenen, klişe ya da sıradan bulunan müzikler için de kullanıldı. 1980’lere gelindiğinde bu estetik, komedi ve parodilerde tanınabilir bir çağrışım kazanmıştı. Asansörlerin çoğunda müziğin artık duyulmaması, fon müziği uygulamasının bütünüyle ortadan kalktığı anlamına gelmez: benzer müzik, bekleme alanlarında ve telefon hatlarında yaşamayı sürdürmüştür. [1][2]
