Mimarlık

Avlu

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Avlu, binalarla çevrili ya da kısmen çevrili, üstü açık bir alandır. Historic England’ın yapı terimleri sözlüğü, avluyu çevresinde yapıların bulunduğu açık alan olarak tanımlar; çevresindeki yapılar en az üç kenarda sıralandığında avlulu yapı planından söz edilebilir. Avlu, tek bir binanın içinde veya yapıların arasında yer alabilir. [1]

Planlama ve kullanım

Avlunun yeri ve biçimi, çevresindeki odalarla ve geçiş yollarıyla ilişkisini belirler. Odaların avluya açıldığı konutlarda bu alan, açık hava ile iç mekân arasında ortak bir merkez oluşturur. Kullanım biçimi binaya ve döneme göre değişebilir; avlu dolaşım, dinlenme, toplantı veya günlük ev işleri için düzenlenebilir. Bu işlevlerin her avluda bulunduğu varsayılmamalıdır.

Şam’daki geleneksel konutlarda plan çoğunlukla içe dönüktür: sokak cephesinde az pencere bulunurken pencereler ve kimi zaman balkonlar avluya bakar. Metropolitan Museum of Art’ın Damascus Room yazısı, avlunun konut düzenindeki bu yerini ve çevresindeki odalarla ilişkisini açıklar. [2] Bu örnek, bütün avlulu evlerin aynı plana sahip olduğunu değil, avlunun belirli bir yerel mimarlık geleneğinde nasıl kullanıldığını gösterir.

Farklı yapılardaki avlular

Avlular konutlarla sınırlı değildir; tarihî ve kamusal yapılarda da görülebilir. Smithsonian American Art Museum’daki Kogod Avlusu, müze binasının içinde yer alan ve cam örtüsü gün ışığı alan çağdaş bir örnektir. [3] Üstü camla kapatılmış bu alan, açık gökyüzüne bakan avlularla aynı fiziksel koşullara sahip değildir. Dolayısıyla “avlu” terimi, belirli bir kullanım ya da tek bir mimari biçimden çok, yapılarla çevrelenen açık veya örtülü merkez alanı anlatır.