Aydınlatma, bir çevredeki nesnelerin ve alanların görülebilmesi için ışığın doğal ya da yapay kaynaklarla sağlanması ve düzenlenmesidir. Mimarlık, mühendislik ve görsel tasarımla ilişkili uygulamalı bir alandır. Güneş gün ışığının temel kaynağıdır; elektrikli lambalar ve bunları yönlendiren armatürler ise yapay aydınlatmada kullanılır. Tasarım, ışık kaynağının seçilmesinin yanı sıra ışığın mekânda nasıl dağıldığını da ele alır.
Işığın ölçülmesi ve tasarım
Fotometri, ışığı insan görmesinin duyarlılığını hesaba katarak ölçer. Işık akısı kaynağın yaydığı görünür ışık miktarını, ışık şiddeti belirli bir yöndeki ışık yayımını, aydınlık düzeyi bir yüzeye ulaşan ışığı, ışıklılık ise belirli bir yönden görülen yüzeyin ışık niteliğini tanımlar. Bu büyüklüklerin birimleri ve ölçüm esasları uluslararası fotometri sisteminde tanımlanmıştır.[1][2] Tasarımda aydınlık düzeyinin yanında ışığın dağılımı, renk özellikleri, gölgeler, kamaşma ve mekânın kullanım amacı dikkate alınır. Konut, işyeri, yol ve sahne aydınlatmaları bu nedenle farklı düzenlemeler gerektirir.
Kaynaklar ve kullanım
Ateş ve kandillerden gaz lambalarına, elektrikli lambalardan LED’lere uzanan aydınlatma tarihi tek bir mucidin buluşundan ibaret değildir; farklı buluş ve iyileştirmelerin birikimiyle gelişmiştir.[3] Günümüzde kaynak seçimi kullanım amacına, enerji tüketimine, çalışma ömrüne ve renk özelliklerine bağlıdır. Aydınlatma, görsel görevleri desteklemenin yanı sıra mekânın algılanışını da etkiler. Işığın yönü, süresi ve çevreye yayılması planlamanın parçalarıdır. İyi tasarlanmış bir sistem, gereken görsel koşulları sağlarken gereksiz ışık kullanımını ve enerji tüketimini sınırlamayı hedefler. Fotometrik ölçümler, kaynakların ve aydınlatılmış alanların özelliklerini karşılaştırmaya yarar; sonuçlar kullanım koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.[1][2]
