Bitkiler

Azot bağlanması

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Azot bağlanması, atmosferdeki moleküler azotun (N₂) kimyasal tepkimelere girebilen bileşiklere dönüştürülmesidir. Havadaki azot gazı bol olsa da bitkiler bu gazı doğrudan kullanamaz. Bağlanma, azotu canlıların ve ekosistemlerin yararlanabileceği biçimlere geçiren süreçlerin başında gelir. Terim özellikle mikroorganizmaların gerçekleştirdiği biyolojik dönüşümü anlatsa da sanayi ve atmosfer olayları da azotun bağlanmasına katkı verir. [1][2]

Biyolojik yollar

Bazı mikroorganizmalar atmosferik azotu bitkilerin kullanabileceği azotlu bileşiklere dönüştürür. Bunların bir bölümü toprakta bağımsız yaşarken bazıları bitkilerle ortaklık kurar. Baklagillerin köklerindeki küçük nodüllerde yaşayan mikroorganizmalar, bitkiye yararlı azot bileşikleri sağlarken bitkiden enerji ve besin alır. Toprakta nem, sıcaklık, oksijen ve verimlilik gibi koşullar biyolojik bağlanmanın miktarını etkileyebilir; farklı baklagil türleri de aynı miktarda azot bağlamaz. [1]

Atmosfer ve sanayi

Şimşek sırasında ortaya çıkan enerji, atmosferik azot moleküllerini tepkimeye sokarak azot oksitleri ve başka bileşiklerin oluşmasına yol açabilir. Sanayide ise atmosferik azot, hidrojenle birleştirilerek amonyak ve gübre üretiminde kullanılabilen ürünlere dönüştürülür. Bu yollar, biyolojik azot bağlanmasından farklı süreçlerdir; hepsi atmosferdeki N₂’yi daha reaktif azot bileşiklerine geçirir. [1][2]

Bağlanmış azot bitkilerce alındığında besin zincirine katılabilir. Bitki ve hayvan kalıntılarının ayrışması, azot bileşiklerinin toprağa geri dönmesine katkı sağlar. Bu nedenle azot bağlanması azot döngüsünün önemli bir basamağıdır; ancak döngünün tamamı değildir. Topraktaki azotun biçimi ve miktarı, bitkilerin ne kadarından yararlanabileceğini etkiler. Tarımda baklagillerin kullanımı da toprak koşullarına ve yetiştirilen türe bağlı sonuçlar doğurur. [1][2]