Belgesel film, gerçek kişiler, olaylar veya toplumsal deneyimlerle ilişki kuran kurmaca dışı sinema alanıdır. Kameranın kaydettiği malzeme, film yapımcısının seçimleriyle bir anlatıya dönüştürülür. Bu nedenle belgeselin gerçeklikle ilişkisi, kaydedilen görüntülerin düzenlenmeden aktarılmasıyla sınırlı değildir.[1]
GERÇEKLİK VE KURULUŞ
John Grierson’ın belgesel anlayışı, gerçekliğin yaratıcı biçimde işlenmesini vurgular. Çekim sırasında kimin görüntülendiği, hangi durumların kayda alındığı ve malzemenin nasıl bir yapıda sunulduğu filmin anlamını etkiler. Bazı belgeseller gözleme ağırlık verirken bazıları katılımcılarla birlikte kurulmuş durumları kullanır. Bu çeşitlilik, belgesel ile sahnelenmiş anlatı arasındaki sınırlar üzerine tartışmalara yol açar.[1]
KATILIMCILARLA İLİŞKİ
Belgesel yönetmeni Robert Greene, filmde yer alan kişilerin yalnızca gözlenen özneler değil, yaratıcı ortaklar olarak da düşünülmesini önerir. Bu yaklaşımda film üretimi hem tanıklık hem biçimlendirme içerir. Gerçek insanların deneyimleriyle kurulan ilişki ve bu ilişkinin izleyiciye nasıl sunulduğu, belgesel uygulamasının önemli meselelerindendir.[1]
