Beyaz burun sendromu, kış uykusundaki yarasaları etkileyen ve Pseudogymnoascus destructans adlı mantarla ilişkili bir hastalıktır. Mantar yarasaların burun, kulak ve kanat derisini enfekte edebilir. Enfekte hayvanlarda bazen burun çevresinde görülen beyaz mantar oluşumu hastalığa adını vermiştir; ancak görünür beyazlık tek başına kesin tanı değildir. Hastalık Kuzey Amerika’da 2006’da tanındı ve çeşitli yarasa popülasyonlarında büyük kayıplarla ilişkilendirildi. [1][2]
Etken ve etkileri
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, etken mantarı kış uykusundaki yarasaların derisini enfekte eden bir patojen olarak tanımlar. Hastalık; kilo kaybı, su kaybı ve elektrolit dengesizlikleri gibi fizyolojik değişikliklerle ilişkilidir. Enfekte yarasaların kış uykusunda enerji tüketiminin artması, sınırlı yağ rezervlerinin daha hızlı tükenmesine katkıda bulunabilir. USGS’nin aktardığı araştırmada, deney koşullarında enfekte yarasaların enerji kullanımının sağlıklı karşılaştırma grubundakilerin yaklaşık iki katı olduğu bildirilmiştir. Bu sonuç, hastalığın ilerleyişini açıklamaya yardımcı olur; her tür ve her birey için aynı seyri garanti etmez. [1][2]
Görünür mantar oluşumu hastalığın başlangıcını değil, daha ileri evrelerini gösterebilir. Bu nedenle dış görünüşe bakarak kesin tanı koyulduğu söylenemez: USGS’ye göre doğrulama için deri örneğinin mikroskobik incelemesi gerekir. Belirti görülmemesi de enfeksiyon bulunmadığını tek başına kanıtlamaz. [1]
Yayılış ve ekolojik sonuçlar
Hastalık ilk kez Kuzey Amerika’da tanınmış olsa da mantar Avrupa’daki yarasalarda da saptanmıştır. CDC’nin yayımladığı araştırmalar, etkenin Avrupa örneklerinde bulunmasını ve Kuzey Amerika’daki salgınla ilişkisini inceler; bu bulgular mantarın kökeni konusunda araştırmalara temel oluşturmuştur. [3]
Kuzey Amerika’da hastalık milyonlarca yarasanın ölümüyle ilişkilendirilmiş ve bazı türlerin sayılarında ciddi düşüşlere yol açmıştır. Böceklerle beslenen yarasaların azalması ekolojik ve tarımsal sonuçlar doğurabileceğinden, hastalık yaban hayatı araştırmalarında izlenmektedir. Etkilerin büyüklüğü türe ve bölgeye göre değişebilir; dolayısıyla tek bir yayılış ya da ölüm oranı bütün yarasa topluluklarını temsil etmez. [1][2]
