Bina, insanların içine girebildiği ve barınma, çalışma, eğitim, ibadet veya başka kullanımlara ayrılan örtülü yapıdır. Ancak “bina”nın mevzuattaki kapsamı, düzenlemenin amacına göre değişebilir. Türkiye’de 3194 sayılı İmar Kanunu bina tanımında kendi başına kullanılabilme, üstünün örtülü olması ve insanların içine girebilmesi gibi özellikler sayılır. Adres ve numaralamaya ilişkin düzenlemedeki tanım ise konut ya da işyeri birimlerini, dış duvarları ve farklı kullanım amaçlarını da belirtir. Bu nedenle her mevzuattaki tanımı tek ve değişmez bir evrensel tanım gibi sunmamak gerekir. [1][2]
Özellikleri ve bileşenleri
Binalar, kullanım amaçlarına ve bulundukları çevreye göre farklı biçim, büyüklük ve malzemelerde tasarlanır. Temel ve taşıyıcı sistem, yapının yüklerini zemine aktarır; kolon, kiriş ve döşemeler taşıyıcı sisteme örnektir. Duvarlar, çatı, kapı ve pencereler mekânları sınırlar veya dış ortamdan ayırır. Merdiven ve koridorlar da bina içindeki dolaşımı sağlar. Her binada bu öğelerin biçimi ve düzeni aynı değildir; seçimler tasarım, işlev, malzeme ve yapım koşullarıyla ilişkilidir.
Kullanım ve sınıflandırma
Binalar konut, ticaret, sanayi, eğitim, sağlık, ibadet veya kamu hizmeti gibi amaçlarla kullanılabilir. Bazıları birden fazla konut ya da işyeri birimini barındırır; bazıları ise ortak veya özel bir işleve ayrılır. Kat sayısı, taşıyıcı sistem, kullanılan malzeme ve kullanım amacı binaları betimlemek için kullanılan ölçütler arasındadır. Bu kategoriler, sınıflandırmanın yapıldığı uzmanlık alanına ya da mevzuata göre farklılaşabilir. Bina tasarımı ve yapımı genellikle mimarlık, mühendislik ve ilgili teknik alanların katkısını gerektirir. [1][2]
