Biricik, Türkçede bir şeyin benzerinin olmadığını, çok sevildiğini ya da tek olduğunu anlatan sıfattır. Türk Dil Kurumu, sözcüğü “Eşi, benzeri olmayan ve çok sevilen; bir tane” biçiminde tanımlar ve dil bilgisi bakımından sıfat olarak sınıflandırır.[1]
Anlam ve kullanım
Sözcüğün tanımında birbiriyle ilişkili iki vurgu bulunur: benzerinin bulunmaması ve çok sevilme. “Biricik evlat” kullanımında sevgi ve yakınlık anlamı belirginleşirken, sözcük bir nesneyi veya başka bir adı nitelediğinde bağlama göre eşsizlik ya da tek olma vurgusu öne çıkabilir. Dolayısıyla biricik, her kullanımda yalnızca sayıyı bildiren “bir” sözcüğünün yerine geçmez; taşıdığı değer, nitelediği ada ve cümleye göre anlaşılır. TDK örneğinde sözcük, “zaman ve mekân ölçüsü”nü niteleyerek kullanılır.[1]
Köken ve biçim
Nişanyan Sözlük, biricik sözcüğünü Türkiye Türkçesindeki “bir” tabanına ve “+çUk” ekiyle kurulan biçime bağlar. Sözlük, sözcüğün tarihî kaydı için Meninski’nin 1680 tarihli Thesaurus’unu gösterir; bu kayıtta “bircik” ve “biricik” biçimleri birlikte yer alır.[2] Bu bilgi, sözcüğün yazılı kaynaklardaki geçmişine ilişkin bir kayıt sunar; tek başına bugünkü kullanım sıklığı ya da anlam değişiminin bütün aşamalarını göstermez. Güncel sözlükteki sıfat sınıflandırması, sözcüğün adları niteleyen kullanımlarıyla uyumludur. Türkçede ek alarak çekimlenmiş biçimlerine de rastlanır; örneğin TDK sözlük maddesinde “biriciği” biçimi, madde başının çekim bilgisi olarak verilmiştir.[1] Sözcüğün anlamı ve dil bilgisel işlevi değerlendirilirken güncel sözlük tanımıyla tarihî köken bilgisini birbirinden ayırmak gerekir.
