Bitkisel parazitlik, bir bitkinin su veya besin maddelerini başka bir bitkiden, yani konak bitkiden almasıyla kurulan ekolojik ilişkidir. Çiçekli parazit bitkilerde haustoryum adı verilen özelleşmiş organ, parazit ile konağın dokuları arasında bağlantı kurar ve kaynak aktarımını sağlar. Haustoryum parazit bitkilerin ayırt edici bir özelliği olsa da, farklı bitki gruplarında bu organın evrimsel olarak bağımsız ortaya çıktığı bildirilmiştir. [1][2]
Parazitlik biçimleri
Yarı parazit bitkiler klorofil taşıyıp fotosentez yapabilir; buna karşın, haustoryumları aracılığıyla konaktan su ve bazı besinleri alırlar. Tam parazitler ise fotosentez yeteneğini büyük ölçüde yitirmiştir ve karbon kaynakları dahil gereksinimleri için konağa daha fazla bağımlıdır. Bu gruplar arasındaki ayrım, parazit bitkinin konakla kurduğu ilişkinin derecesini anlatır; bütün türlerin aynı ölçüde bağımlı olduğu anlamına gelmez. Haustoryum, konak dokusuna bağlanma ve onun kaynaklarına erişme bakımından temel yapıdır. [1][2]
Evrimsel ve ekolojik yönler
Çiçekli bitkilerde parazitlik tek bir ortak kökenden gelmez; araştırmalar bu yaşam biçiminin birden çok kez evrimleştiğini ve haustoryumların farklı soy hatlarında bağımsız geliştiğini belirtir. Bazı parazit bitkiler başka bir parazit bitkiyi de konak olarak kullanabilir. Bu tür ilişkiler hiperparazitlik veya epiparazitlik kapsamında incelenir; kimi durumlarda aynı türün bireyleri arasında da parazitlik görülebilir. Parazit bitkilerin ekolojik etkileri, parazit türüne, konağa ve aralarındaki ilişkinin niteliğine göre değişir. Bu nedenle bitkisel parazitlik, tek tip bir zarar mekanizması olarak değil, farklı beslenme biçimleri ve evrimsel geçmişleri bulunan bir ilişki grubu olarak ele alınır. [1][2]
