Çevre

Biyofili hipotezi

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Biyofili hipotezi, insanların diğer canlılara ve doğal çevreye yönelme eğiliminin en azından bir bölümünün evrimsel geçmişle ilişkili olabileceğini öne sürer. Kavram Edward O. Wilson’ın 1984 tarihli Biophilia kitabıyla geniş kitlelere ulaştı; Stephen R. Kellert ile Wilson’ın 1993’te yayımlanan derlemesi ise hipotezi farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele aldı [1]. Biyofili, insanların her yerde ve aynı biçimde doğayı sevdiği ya da bu eğilimin değişmez olduğu anlamına gelmez.

Görüşün kapsamı

Hipotez, insanın canlılara, bitkilere ve doğal ortamlara verdiği duygusal tepkileri evrimsel yatkınlıklarla açıklamaya çalışır. Doğal manzaralara ilgi, hayvanlarla kurulan bağlar ve bazı canlılardan duyulan korku, bu çerçevede araştırılan tepkiler arasındadır. Bu tür eğilimlerin doğuştan mı geldiği, öğrenmeyle mi oluştuğu ya da iki sürecin etkileşimini mi yansıttığı araştırma konusudur. Doğal çevreyle görsel temasın sağlık ve iyi oluşla ilişkisini inceleyen bir derleme, bu olası ilişkileri ilgili çalışmalar üzerinden değerlendirir; söz konusu bulgular, tek başına evrimsel açıklamayı kanıtlamaz [1].

Araştırmalar ve eleştiriler

Biyofili hipotezi çevre psikolojisi, doğa koruma ve tasarım alanlarında etkili olmuştur. Bununla birlikte, doğada bulunmanın yararlarına ilişkin bulgular, insanların bu yararlara neden tepki verdiğini veya tepkinin evrimsel kökenli olduğunu kendiliğinden göstermez. Güncel bir eleştirel değerlendirme, biyofiliye dayanan kimi açıklamaların kültürel öğrenmeyi ve toplumsal farklılıkları yeterince hesaba katmayabileceğini tartışır; kültürel evrimi alternatif açıklamalardan biri olarak ele alır [2]. Bu nedenle hipotez, doğa-insan ilişkisinin kanıtlanmış tek açıklaması değil, sınanabilir iddialar sunan ve tartışılan bir araştırma çerçevesidir [2].