Biyoloji

Biyolojik Silahlar Sözleşmesi

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Biyolojik Silahlar Sözleşmesi, tam adıyla Bakteriyolojik (Biyolojik) ve Toksin Silahlarının Geliştirilmesinin, Üretiminin ve Stoklanmasının Yasaklanması ve Bunların İmhasına İlişkin Sözleşme, biyolojik ve toksin silahlarına yönelik çok taraflı bir silahsızlanma antlaşmasıdır. Sözleşme 10 Nisan 1972’de imzaya açılmış ve 26 Mart 1975’te yürürlüğe girmiştir. Birleşmiş Milletler Antlaşmalar Koleksiyonu, antlaşmayı bu tarihler ve resmî başlığıyla kaydeder. [1]

Temel yasaklar ve yükümlülükler

Sözleşmenin I. maddesi, mikrobiyal veya diğer biyolojik ajanların ve toksinlerin, koruyucu, önleyici ya da başka barışçıl amaçlarla gerekçelendirilemeyecek tür ve miktarlarda geliştirilmesini, üretilmesini, stoklanmasını, edinilmesini veya elde tutulmasını yasaklar. Bu ajanları ya da toksinleri düşmanca amaçlarla kullanmaya yönelik silah, teçhizat ve taşıma araçları da kapsam içindedir. II. madde, yasaklanan maddelerin ve araçların imhasını veya barışçıl amaçlara yönlendirilmesini öngörür. [1][2]

Sözleşme barışçıl biyolojik araştırmaları genel olarak yasaklamaz. X. madde, biyolojik ajan ve toksinlerin barışçıl kullanımı için ekipman, malzeme ve bilimsel-teknolojik bilginin değişimini destekler. Bu yükümlülük, antlaşmanın silahsızlanma amacı ile barışçıl bilimsel işbirliğini birlikte ele aldığını gösterir. [2]

Uygulama ve gözden geçirme

Taraf devletler uygulama sorunları hakkında istişare ve işbirliği yapmayı kabul etmiştir. Birleşmiş Milletler Hukuk İşleri Ofisi’nin antlaşma incelemesi, sözleşmenin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ndeki gibi sürekli çalışan, kapsamlı bir doğrulama mekanizması kurmadığını belirtir. Sözleşmede tarafların şikâyetlerini Güvenlik Konseyi’ne götürebilmesi ve Konseyin soruşturma başlatabilmesi gibi hükümler de bulunur. [2]

XII. madde uyarınca taraflar, sözleşmenin işleyişini ve ilgili bilimsel-teknolojik gelişmeleri gözden geçirmek üzere konferanslarda toplanır. Bu toplantılar antlaşmanın düzenli biçimde değerlendirilmesine imkân verir; ancak tek başına sürekli uluslararası denetim sistemi oluşturmaz. [1][2]