Biyolojik tarımsal mücadele, tarımda zararlı organizmaların sayılarını veya etkilerini sınırlamak için canlı doğal düşmanlardan ve başka biyolojik etmenlerden yararlanma yaklaşımıdır. Kullanılan etmenler arasında avcılar, parazitoitler, hastalık oluşturan mikroorganizmalar ve rakip organizmalar bulunabilir. FAO’nun terim kaydı, biyolojik kontrolü zararlılarla mücadelede canlı doğal düşmanları, antagonistleri veya rakipleri kullanma stratejisi olarak tanımlar. [1]
Yöntemler ve uygulama
Doğal düşmanların mevcut popülasyonlarını korumak veya desteklemek, çoğaltılmış etmenleri ürüne salmak ve bazı durumlarda zararlıya karşı başka bir bölgeden doğal düşman getirmek biyolojik mücadele yöntemleri arasındadır. FAO, bu uygulamaları sırasıyla korumaya dayalı, destekleyici ve klasik biyolojik kontrol örnekleriyle açıklar. [1] Avcı böcekler yaprakbitlerini yiyebilir; bazı parazitoitler yumurtalarını zararlı böceklerin içine ya da üzerine bırakır. Mikroorganizmalar da belirli zararlıların baskılanmasında kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu hedef organizmaya, ürüne ve uygulama alanının koşullarına bağlıdır; bütün doğal düşmanlar her zararlıya karşı etkili olmaz. [1][2]
Entegre mücadelede yeri
Biyolojik mücadele, zararlıların izlenmesi ve diğer uygun önlemlerle birlikte yürütülen entegre zararlı yönetimine katkı sağlayabilir. FAO, biyolojik kontrol etmenlerinin entegre mücadelede kullanılabileceğini, ancak terimlerin ve “biyolojik pestisit” tanımının dünya çapında tek biçimli olmadığını belirtir. [2] Özellikle yeni bir bölgeye getirilen etmenlerde, hedef dışı canlılara olası etkiler değerlendirilmelidir; FAO bu tür salımlarla bağlantılı ekolojik kaygılara dikkat çeker. [3] Biyolojik kontrol etmeni ile biyopestisit terimleri her bağlamda eş anlamlı değildir: bazı düzenleyici tanımlar mikrobiyal, bitkisel veya yarı-kimyasal ürünleri de biyolojik pest kontrol ajanları kapsamında ele alabilir. [2]
