Cumhuriyet döneminde coğrafya, Türkiye’de üniversite araştırmaları ve okul öğretimiyle gelişen bir bilim alanıdır. Bu dönemin başlangıcında Osmanlı’dan devralınan kurumlar ve birikim de etkili olmuştur. Modern coğrafyanın Türkiye’deki kuruluş süreci 1915’ten itibaren ele alınırken, Cumhuriyet yıllarında üniversite örgütlenmesi ve ders programları alanın gelişimini belirgin biçimde şekillendirdi. [1][2]
Kurumsallaşma ve öğretim
1933 Üniversite Reformu sonrasında coğrafya çalışmaları yeni bir akademik çerçeve kazandı. Ankara’da 1936’da açılan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Coğrafya Bölümü de bulunuyordu. Cumhuriyet döneminin ilk coğrafya dersi öğretim programı 1924’te yürürlüğe girdi; sonraki yıllarda programlar çeşitli kez değiştirildi. 1941’de toplanan Birinci Türk Coğrafya Kongresi, öğretim programları ve Türkiye’nin coğrafi bölgeleri üzerine kararlar aldı. Kongrenin ardından Türk Coğrafya Kurumu kuruldu; Türk Coğrafya Dergisi 1942’de yayımlanmaya başladı. Üniversitelerde yeni bölüm ve yayınların ortaya çıkması da araştırma ortamını genişletti. [1][2]
Araştırma ve değişim
Coğrafya araştırmaları doğal çevreyi, nüfusu, yerleşmeleri ve ekonomik faaliyetlerin mekânsal dağılımını farklı yaklaşımlarla inceler. Türkiye’de 1940’tan 1960’ların sonuna uzanan dönem, araştırma üretiminin ve kurumsallaşmanın güçlendiği bir yükseliş evresi olarak değerlendirilmiştir. Ancak 1960 sonrasındaki toplumsal ve siyasal gelişmeler yükseköğretimi de etkiledi; söz konusu incelemeye göre coğrafya alanının uluslararası gelişmelerle ilişkisi zayıfladı. Okul programları ise 1942’den başlayarak farklı tarihlerde yenilendi. Bu nedenle Cumhuriyet dönemi coğrafyasını yalnızca akademik kurumların tarihi olarak değil, araştırma, öğretmen yetiştirme ve okul öğretiminin birlikte değiştiği bir süreç olarak ele almak gerekir. [1][2]
