Döngüsel ekonomi, ürünlerin, malzemelerin ve kaynakların değerini mümkün olduğunca uzun süre korumayı ve atık oluşumunu azaltmayı amaçlayan ekonomik yaklaşımlar bütünüdür. Avrupa Komisyonunun bilgi merkezi kavramı; üretim, dağıtım ve tüketimde azaltma, yeniden kullanma, geri dönüştürme ve geri kazanma yöntemlerine dayanan, ürünlerden şirketlere ve kentlere kadar farklı ölçeklerde uygulanabilen bir sistem olarak açıklar [1]. AB’nin EUR-Lex sözlüğü de ürünlerin, malzemelerin ve kaynakların ekonomide daha uzun süre tutulması ile atığın azaltılmasını vurgular [2].
İlkeler ve uygulamalar
Döngüsellik yalnızca kullanılmış malzemeyi geri dönüştürmek anlamına gelmez. Ürünlerin dayanıklı, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir tasarlanması; bakım, yeniden kullanım ve geri kazanım gibi yollarla değerlerinin korunması da bu çerçevede yer alır. Avrupa Komisyonunun strateji sayfası, döngüsel üretime geçişte yeni tasarımların, malzemelerin, teknolojilerin ve üretim süreçlerinin önemini belirtir [3]. Uygulamalar ürün ve tüketici düzeyinden şirketlere, sanayi alanlarına, bölgelere ve ülkelere kadar farklı ölçeklerde ele alınabilir [1].
Hedefler ve sınırlılıklar
Kaynak kullanımını verimli kılmak ve atığı azaltmak önemli hedeflerdir; ancak döngüler her zaman bütünüyle kapanmaz. Avrupa Komisyonunun bilgi merkezi, gerçek dünyadaki uygulamalarda bir miktar yeni kaynak kullanımının kaçınılmaz olabileceğine dikkat çeker [1]. Bu nedenle geri dönüşüm tek başına tüm kaynak ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Ayrıca döngüsel ekonomi tek bir uygulamadan ibaret değildir: tasarım, üretim, tüketim ve malzeme yönetimini birlikte ele alan bir yaklaşım olarak değerlendirilir [1][3].
