Coğrafya ve jeomorfoloji bağlamında “dış kuvvetler”, yeryüzü şekillerini aşındıran, malzemeyi taşıyan ve başka yerlerde biriktiren süreçler için kullanılan bir ifadedir. Bu anlamıyla terim, yeryüzünün biçimlenmesinde iç süreçlerle birlikte rol oynayan yüzey etkenlerine odaklanır. Ayrışma, erozyon, kütle hareketleri ve çökelme, arazi şekillerinin zaman içindeki değişiminde birbirine bağlı süreçlerdir. [1][2]
Süreçler ve etkenler
Ayrışma, kayaçların fiziksel, kimyasal veya biyolojik etkilerle parçalanması ya da değişmesidir. Erozyon ise malzemenin yerinden koparılıp taşınmasını içerir; su, rüzgâr, buz ve yerçekimi bu taşınmaya katkıda bulunabilir. Taşınan malzeme, taşıyıcı akışın enerjisi azaldığında çökelip birikebilir. Bu süreçler kesin sınırlarla birbirinden ayrılmaz: örneğin akarsu yatağını aşındırırken aynı zamanda tortu taşıyabilir. [1][2]
Yer şekillerinin gelişimi
Akarsular vadileri aşındırabilir; hızın azaldığı alanlarda tortu biriktirerek taşkın ovalarının ve deltaların oluşumuna katkı sağlar. Rüzgâr, özellikle kurak ve bitki örtüsünün seyrek olduğu yerlerde parçacıkları taşıyıp kumulları biçimlendirebilir. Buzullar kayaçları aşındırıp tortu taşır; dalga ve kıyı akıntıları ise kıyılarda aşınma ve birikme yaratır. Yerçekimi yamaçlarda malzemenin aşağı hareket etmesine yol açabilir. Bu etkilerin hangisinin baskın olduğu iklim, eğim, kayaçların özellikleri ve bitki örtüsü gibi koşullara bağlıdır. [2][3]
“Dış kuvvetler” ifadesi burada, jeomorfolojik yüzey süreçlerinin coğrafya öğretiminde kullanılan genel adıdır; bütün jeolojik süreçleri kapsayan tek ve kesin bir bilimsel sınıflandırma gibi yorumlanmamalıdır. Yeryüzü şekilleri, farklı süreçlerin farklı zaman ölçeklerinde birlikte işlemesiyle gelişir. [1][2]
