Deprem kronolojisi, belirli bir bölgedeki veya dünya genelindeki depremleri tarih sırasına göre düzenleyen derlemedir. Olaylar hakkında bilinenler; yazılı anlatılar, arkeolojik ve jeolojik bulgular, saha gözlemleri ve aletsel ölçümler gibi farklı kanıtlara dayanabilir. Bu kaynakların kapsamı ve güvenilirliği dönemden döneme değiştiği için kronolojideki eski olayların yeri, zamanı ve özellikleri modern ölçümlerle belirlenenler kadar kesin olmayabilir. Kataloglar da yeni veriler veya yeniden değerlendirmeler sonucunda güncellenebilir.[1][2]
Tarihsel kayıtların gelişimi
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, betimleyici bilgisi bulunan en eski depremlerden birini Çin’de MÖ 1177’ye tarihler; eski kayıtların sayısı ve ayrıntısı bölgeler arasında eşit değildir. 1755 Lizbon depreminden sonra gözlemleri sistematik biçimde kaydetme girişimleri yapılmış, sonraki yüzyıllarda deprem araştırmaları ve aletsel gözlem ağları gelişmiştir. USGS’nin bilim tarihçesi, 1755 Lizbon depreminden 19. yüzyıldaki sismograf ve sismoloji çalışmalarına uzanan kilometre taşlarını sıralar.[1][2]
Kataloglama ve yorum
Bir deprem kaydı; tarih ve saat, konum, derinlik, büyüklük ve gözlenen etkiler gibi bilgileri içerebilir. Tarihsel olaylarda büyüklük çoğu kez doğrudan ölçümle değil, anlatılan hasar ve etkilerin yorumlanmasıyla kestirilir; bu nedenle belirsizlik belirtilmesi önemlidir. Günümüzde USGS’nin de katkı sağladığı ANSS Kapsamlı Deprem Kataloğu, dünyanın çeşitli sismik ağlarından gelen kaynak parametrelerini ve ilgili ürünleri bir araya getirir. Katalogdaki olay kayıtları, kaynakları ve veri dönemleri farklı olabileceğinden, kronoloji hem olayları sıralar hem de kullanılan kanıtların sınırlarını dikkate alır.[3]
