Dijital miras, dijital olarak üretilmiş veya analog kaynaklardan dijital biçime dönüştürülmüş, kalıcı değer taşıyan bilgi ve ifade kaynaklarını kapsar. Metinler, veri tabanları, görüntüler, ses kayıtları, yazılımlar ve internet sayfaları bunlara örnek verilebilir. UNESCO’nun terim sözlüğü, dijital mirası insan bilgisinin ve ifade biçimlerinin özgün kaynaklarıyla ilişkilendirir. [1]
Değer ve korunma sorunları
Dijital içerikler kültürel, bilimsel, eğitsel veya başka alanlarda önem taşıyabilir. Bazıları yalnızca dijital ortamda bulunur; başka bir fiziksel kopyası olmayabilir. Bu kaynakların saklanması, ileride okunabilecekleri ve anlamlandırılabilecekleri güvencesini kendiliğinden sağlamaz. UNESCO, dijital materyallerin geçici olabileceğini ve korunmaları için bilinçli üretim, bakım ve yönetim gerektiğini belirtir. Donanım ve yazılımların eskimesi, dosya biçimlerinin kullanımdan kalkması ve bakım sorumluluğunun belirsizliği erişim kaybı riski yaratır. [2]
Koruma ve erişim
Dijital mirasın sürekliliği, oluşturulmasından erişime açılmasına kadar uzanan bilgi yaşam döngüsünde alınan önlemlere bağlıdır. Güvenilir saklama sistemleri, belgelenmiş süreçler ve dosyaların gerektiğinde kullanılabilir biçimlere aktarılması koruma çalışmalarında yer alabilir. Bir kaynağın özgünlüğünü değerlendirmek için içeriğin yanında işlevi ve bağlamına ilişkin belgeler de önemli olabilir. UNESCO, dijital mirasın korunmasını kamusal erişimi sürdürme amacıyla ilişkilendirir; ancak erişim sınırsız olmak zorunda değildir. [2]
Kişisel veya hassas bilgilerin korunması, içerik üreticilerinin ve hak sahiplerinin meşru çıkarlarıyla kamunun erişim hakkı birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle her dijital kaynağın herkese açık yayımlanması gerektiği sonucu çıkarılamaz. Kütüphaneler, arşivler, müzeler, kurumlar ve içerik üreticileri, kaynakların seçimi, saklanması ve erişim koşulları konusunda farklı sorumluluklar üstlenebilir. [1][2]
