Dram, tiyatro türleri sınıflandırmasında hayatın acıklı ve gülünç yanlarını aynı eserde bir araya getiren oyun türüdür. İnsanların yaşantılarını yalnızca trajik ya da komik bir çerçeveyle sınırlandırmaz. Olaylar, kişiler arasındaki konuşmalar ve çatışmalar aracılığıyla sahnede canlandırılır. Bu yönüyle dram, edebî metin ile sahne üzerinde gerçekleştirilen eylemi birlikte kullanır.[1]
KONULAR VE KİŞİLER
Dramın konusu tarihten veya gündelik hayattan seçilebilir. Oyun kişileri toplumun farklı kesimlerinden gelebilir; yalnızca soyluların ya da hükümdarların yaşantılarıyla sınırlı değildir. Toplumsal konum, ekonomik durum ve kişisel istekler arasındaki ayrılıklar çatışma yaratabilir. Böylece kişiler arasındaki anlaşmazlıklar, olay örgüsünün gelişmesini sağlayan unsurlar haline gelir ve oyunun temel hareketini oluşturur.[1]
YAPI VE SAHNELEME
Dramda klasik tiyatronun olay, yer ve zaman birliği kurallarına bağlı kalma zorunluluğu yoktur. Metin manzum veya düzyazı biçiminde olabilir; perde sayısını yazar belirler. Yaralanma ya da ölüm gibi olaylar sahnede gösterilebilir. Oyuncunun davranışlarına, dekora ve sahne düzenine ilişkin açıklamalar ise konuşmaların nasıl canlandırılacağını belirleyen metinsel yönlendirmeler sağlar.[1]
ROMANTİK TİYATRO İLE İLİŞKİSİ
Dramın gelişimi, klasik kurallara karşı duyguyu ve hayal gücünü öne çıkaran romantik tiyatroyla bağlantılıdır. Shakespeare'in oyunları bu türün öncü örnekleri arasında değerlendirilir; Victor Hugo ise on dokuzuncu yüzyılda ilkelerini açıklayan isimlerdendir. Acıklı ve gülünç durumların birlikte işlenmesi, insan hayatını daha geniş bir görünüm içinde sunma amacına hizmet eder.[1]
