Edebiyat sosyolojisi, edebî metinleri yalnız estetik yapılar olarak değil, belirli toplumsal ilişkiler içinde üretilen, dolaşıma giren ve okunan eserler olarak inceleyen alandır. Yazarın toplumsal konumundan okur topluluklarına, yayıncılık kurumlarından eğitim sistemine kadar edebiyatın yaşam çevrimini araştırır.[1]
İNCELEME ALANI
Uppsala Üniversitesi'nin tanımında yazarlar, yayınevleri, eleştirmenler, çevirmenler, dağıtımcılar, kitapçılar, kütüphaneler ve okullar aynı edebî dolaşımın parçalarıdır.[1] Bir eserin kanona girmesi, başka dillere çevrilmesi veya belirli okur gruplarına ulaşması bu kurumların kararlarıyla ilişkilidir. Alan ayrıca sınıf, toplumsal cinsiyet, kuşak ve coğrafyanın yazma ve okuma pratiklerini nasıl etkilediğini inceler.
YÖNTEMLER
Araştırmacılar yakın okuma ile arşiv çalışmasını; bibliyometri, anket, görüşme ve geniş metin kümelerinin sayısal analizini birlikte kullanabilir. Columbia Üniversitesi, edebiyatı yazarlar, editörler, kurumlar, teknolojiler ve okurlar arasında kurulan bir toplumsal pratik olarak ele alır.[2] Böylece metnin biçimsel özellikleri ile onu mümkün kılan üretim ve alımlama koşulları birbirinden koparılmadan açıklanır.
