Eoliyen süreçler, rüzgârın gevşek malzemeyi aşındırması, taşıması ve biriktirmesiyle yeryüzünü biçimlendiren süreçlerdir. Adı, Yunan mitolojisindeki rüzgâr tanrısı Aiolos’tan gelir. Çöllerde etkili olmakla birlikte kıyılarda, yarı kurak bölgelerde ve tarım alanlarında da görülür. Rüzgârın etkisi; yüzeyde taşınabilecek tortul malzeme bulunmasına, rüzgârın gücüne ve bitki örtüsünün yoğunluğuna bağlıdır. [1][2]
Aşınma ve taşıma
Deflasyon, rüzgârın gevşek ve ince taneli parçacıkları yüzeyden kaldırmasıdır. Rüzgârla taşınan parçacıkların kayalara çarpıp onları aşındırmasına aşındırma ya da abrazyon denir. Toz boyutundaki taneler havada asılı taşınabilir; kum taneleri çoğunlukla sıçrayarak ilerler. Daha iri taneler, sıçrayan parçacıkların darbeleriyle yüzey boyunca sürüklenebilir. Bu süreçler çöl döşemeleri, rüzgârla cilalanmış taşlar ve yardang adı verilen uzun, biçimlenmiş sırtlar oluşturabilir. [1]
Birikim ve yer şekilleri
Rüzgârın taşıma gücü azalınca malzeme çökelir. Kum tepeleri, kum örtüleri ve lös adı verilen ince silt birikintileri eoliyen birikim şekilleridir. Kum tepelerinde taneler genellikle rüzgâra bakan daha yatık yamaç boyunca tepeye taşınır ve dik arka yamaçtan aşağı dökülür; böylece tepe rüzgâr yönünde ilerleyebilir. Bitkiler kumu tutarak hareketi yavaşlatabilir. Kıyı kumulları ayrıca kıyı habitatları oluşturur ve fırtına etkilerine karşı koruma sağlayabilir. Rüzgârla birikmiş tortullar, geçmiş rüzgâr yönleri ve şiddeti hakkında ipuçları sunar; ancak geçmiş iklimi tek başına kesin olarak belirlemez. [1][2]

