Epik tiyatro, özellikle Bertolt Brecht’in tiyatro anlayışıyla ilişkilendirilen, seyircinin sahnedeki olaylar üzerinde eleştirel biçimde düşünmesini amaçlayan yaklaşımdır. Seyircinin karakterlerle bütünüyle özdeşleşerek oyuna kapılması yerine, izlediği olayları değerlendirebileceği bir mesafe korunmaya çalışılır. Sahne ile izleyici arasındaki ilişki bu anlayışın merkezindedir.[1]
YABANCILAŞTIRMA
Brecht’in yabancılaştırma etkisi, seyirciye bir oyun izlediğini hatırlatarak anlatılanların kendiliğinden ve kaçınılmaz görünmesini engellemeyi amaçlar. Buradaki uzaklık, olayları anlaşılmaz kılmak için değil, onları yeniden değerlendirmeye açmak için kullanılır. Seyirci yalnızca karakterlerin yaşadıklarını paylaşan biri olmaktan çıkarılarak sahnedeki davranışları ve koşulları incelemeye yönlendirilir.[1]
SEYİRCİNİN KONUMU
Bu yaklaşım, korku ve acıma duygularıyla özdeşleşmeye dayanan dramatik etki anlayışına karşı geliştirilmiştir. Brecht’in vurgusu, sahne yanılsamasının seyirciyi bütünüyle kuşatması yerine düşünsel katılımın sürdürülmesidir. Epik tiyatro bu nedenle yalnızca anlatılan konuyla değil, olayların sunuluş biçimi ve seyirciden beklenen değerlendirme tutumuyla da tanımlanır.[1]
