Esîr çekim teorisi, kütleçekimi varsayımsal bir ortamın ya da parçacıkların etkisiyle mekanik olarak açıklamaya çalışan tarihsel modelleri anlatır. Bu ad çoğunlukla Georges-Louis Le Sage’in parçacıklı çekim modelini ifade eder. Model, Newton’un kütleçekim yasasının matematiksel başarısından ayrı olarak, çekimin fiziksel nedenini açıklama arayışının bir parçasıydı. [1][2]
Le Sage modeli
Le Sage’in görüşüne göre uzay, her yönde yüksek hızla hareket eden, “dünya ötesi” parçacıklarla doludur. Yalıtılmış bir cisme her yönden eşit gelen parçacıkların etkileri dengelenir. İki cisim birbirine yaklaştığında cisimler, aralarındaki yönden gelen parçacıkların bir bölümünü engeller. Böylece karşılıklı taraftaki parçacık akısı azalır ve dış taraftan gelen akının etkisi, cisimleri birbirine doğru iter. Bu açıklama, görünen çekimi doğrudan uzaktan etki yerine parçacık bombardımanının sonucu olarak yorumlar. Modelin işlemesi için parçacıkların maddeden kısmen geçebilmesi de gerekir. Le Sage’in kuramı 1740’larda biçimlendi; kapsamlı açıklaması ölümünden sonra yayımlandı. [1][2]
Önceki öneriler ve tarihsel yeri
Benzer mekanik açıklamalar Le Sage’den önce Nicolas Fatio de Duillier ve Gabriel Cramer’le ilişkilendirilen çalışmalarda da yer almıştı. Le Sage bu önceki fikirleri araştırıp kendi kuramını geliştirdi; dolayısıyla parçacıklı çekim düşüncesini tek başına başlatmış sayılmaz. [1]
Kuram 18. ve 19. yüzyıllarda tartışılmış, ancak kütleçekimin kabul gören açıklaması hâline gelmemiştir. Bu tarihsel tartışma, yalnızca bir fizik modelinin doğruluğuyla değil, doğa olaylarında matematiksel yasaların yeterli açıklama sayılıp sayılmayacağı ve fiziksel nedenlerin ayrıca aranıp aranmayacağıyla da ilgilidir. [2]
