Fîhi Mâ Fîh, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin sohbetlerinden oluşturulmuş mensur eserdir. Konuşmaların yakın çevresince kayda geçirildiği, ardından derlendiği kabul edilir; derlemeyi yapan kişinin kesin kimliği konusunda ihtiyatlı olmak gerekir. Metin ağırlıklı olarak Farsçadır ve bazı Arapça bölümler de içerir. Eserin adı Türkçede yaklaşık olarak “içindeki içindedir” biçiminde karşılanır.[1][2]
OLUŞUMU VE YAPISI
Eserin yazma nüshalarında Esrârü'l-Celâliyye gibi farklı adlara rastlanır. Bugün bilinen adı daha sonraki dolaşımda yaygınlaşmıştır. Bölüm sayısı nüsha ve baskılara göre değişir; bu nedenle bütün sürümlere tek bir değişmez bölüm sayısı atfetmek doğru değildir.[1][2]
Bölümler bir sorudan, ayet veya hadis yorumundan ya da güncel bir olaydan hareket edebilir. Konuşma ortamına bağlı bu kuruluş, metni baştan sona tek bir planla yazılmış sistematik bir incelemeden ayırır. Selçuklu veziri Muîneddin Pervâne'ye hitaplar ve Mevlânâ'nın çevresindeki kişilerle ilgili değiniler, sohbetlerin tarihsel çevresine ışık tutar.[1][2]
KONULARI VE YAYIMLARI
İlahi aşk, ahlak, insanın olgunlaşması ve tasavvufi düşünce eserin temel konularındandır. Anlatımı geliştirmek için hikâyeler, menkıbeler ve benzetmeler kullanılır. Bu unsurlar, öğretilerin hangi edebî yollarla açıklandığını incelemek açısından da önemlidir.[1]
Bedîüzzaman Fürûzanfer'in metin neşri modern araştırmaların başlıca dayanaklarından biri olmuştur. Meliha Ülker Anbarcıoğlu ve Abdülbaki Gölpınarlı'nın Türkçe çevirileri, eserin Türkiye'deki okurla buluşmasında rol oynamıştır. Fîhi Mâ Fîh, Mevlânâ'nın şiir dışındaki anlatımını ve sohbet geleneğini tanımak için kullanılan kaynaklar arasındadır.[1]
