Flüt, hava akımının bir açıklığın kenarına yöneltilmesiyle ses veren üflemeli çalgılar grubundadır. Modern konser flütü yana doğru tutularak çalınır. İcracı, dudaklarıyla oluşturduğu hava akımını başlık bölümündeki üfleme deliğinin karşı kenarına gönderir. Çalgının içindeki hava sütununda oluşan titreşimler sesin temelini oluşturur. Blokflütte hava akımını bir kanal yönlendirirken yan flütte bu görevi büyük ölçüde icracının dudak konumu üstlenir.[1]
YAPI VE GELİŞİM
Flüt adı tarih boyunca hem dikey hem de yatay tutulan boru biçimli çalgılar için kullanılmıştır. Avrupa'da yan flütü ayırt etmek amacıyla flauto traverso gibi adlar yerleşmiştir. On yedinci yüzyılın ikinci yarısında konik gövdeli ve tek perdeli barok flütler geliştirilmiş; bu değişiklikler yarım seslerin elde edilmesini kolaylaştırmıştır.[2]
Theobald Boehm'ün 1847'de tanıttığı metal borulu, çok perdeli düzenek modern flütün gelişiminde belirleyici olmuştur. Perdeler, ses deliklerinin daha kapsamlı biçimde yönetilmesine olanak sağlamıştır. Başlığın iç biçimi ve üfleme deliğinin kesimi de çalgının tepki verme özelliklerini etkiler. Bu nedenle flütün sesi, yalnız kullanılan malzemeye değil, gövde tasarımına ve icracının hava akımını denetlemesine de bağlıdır.[1][2]
