Göçmenlik, kişilerin alışılmış yaşama yerinden ayrılarak başka bir yerde yaşam kurmasıyla ilgili toplumsal durumdur. Uluslararası Göç Örgütünün kullandığı geniş çerçevede göç, ülke içinde veya uluslararası sınırlar aşarak gerçekleşebilir. Bu nedenle araştırmalarda hareketin yönü, yerleşilen yer ve ikamet değişikliği önem taşır; farklı hareketlilik biçimleri ayrı ayrı değerlendirilir.[1]
İÇ VE ULUSLARARASI GÖÇ
Ülke sınırları içindeki yer değiştirmeler iç göç, başka bir ülkeye yönelen ikamet değişiklikleri uluslararası göç olarak adlandırılır. Kırsal yerleşimden kente veya bir bölgeden diğerine taşınma, iç göçün örnekleridir. Sınır aşan hareketlerde ise çıkış ve varış ülkeleri farklılaşır. Nüfus araştırmaları, ülkeye gelenlerle ülkeden ayrılanların hareketlerini bu yönler üzerinden kaydeder.[1]
NEDENLER VE YAŞAM KOŞULLARI
İnsanların hareketliliği, geçim koşulları, güvensizlik, temel hizmetlere sınırlı erişim, çatışmalar ve çevresel değişikliklerle ilişkili olabilir. Yolculuk sırasında karşılaşılan koşullar ile varış yerindeki politikalar, yeni yaşamın kurulmasını etkiler. Dil engelleri ve ayrımcılık, hizmetlere erişimi zorlaştırabilir. Bu nedenle göçmenlerin deneyimleri, geldikleri yerin yanında yolculuk ve yerleşme koşullarıyla birlikte ele alınır.[2]
GÖÇMEN VE MÜLTECİ KAVRAMLARI
Göçmen sözcüğünün bütün kullanımları kapsayan tek bir uluslararası hukuk tanımı yoktur. Mülteci kavramı ise ülkesinin dışında bulunan ve zulüm ya da ciddi tehditler nedeniyle uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişileri ifade eden özel bir çerçeveye sahiptir. Sığınmacı, koruma talebinde bulunan kişidir. Bu kavramlar, farklı durumları ve koruma gereksinimlerini açıklamak için dikkatle kullanılır.[2]
