Gılgamış Destanı, Mezopotamya'da gelişmiş, Uruk'un efsanevi kralı Gılgamış'ı konu alan çivi yazılı edebiyat eseridir. Sümerce Gılgamış öyküleri başlangıçta ayrı anlatılar hâlinde aktarılmış, Eski Babil dönemindeki yazıcı okullarında kopyalanmıştır. Akadca anlatılar bu geleneğin bazı öğelerini yeniden işlemiştir. Daha sonra Sin-leqi-unninni ile ilişkilendirilen klasik düzenleme, ölüm, bilgelik ve hükümdarlığın sorumluluklarını öne çıkaran bir bütün oluşturmuştur. [1]
ÖYKÜ VE TEMALAR
Gılgamış ile Enkidu'nun dostluğu, sedir ormanındaki Humbaba'ya karşı mücadeleleri ve Gök Boğası'nı öldürmeleri anlatının önemli bölümleridir. Enkidu'nun ölümünden sonra Gılgamış, kendi ölümlülüğüyle yüzleşir ve sonsuz yaşamı aramaya koyulur. Yolculuğunda tufandan kurtulmuş Utnapiştim ile karşılaşır. Arayışın sonunda Uruk'a dönüşü, kalıcı değerin ölümsüzlükten çok insanın yaptıklarında bulunabileceği düşüncesini vurgular. Metin tek zamanda yazılmış değişmez bir eser değildir; farklı dönemlerde oluşan nüshalar, çeviriler ve uyarlamalarla günümüze ulaşmıştır. [1]
