Edebiyat

Harold Pinter

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Harold Pinter, İngiliz oyun yazarı, senarist, yönetmen ve oyuncudur. 10 Ekim 1930'da Londra'da doğdu, 24 Aralık 2008'de aynı şehirde öldü. 2005 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Özellikle gündelik konuşmaların altında beliren iktidar ilişkileri, iletişim güçlükleri ve tehdit duygusuyla tanınan oyunları, XX. yüzyılın ikinci yarısındaki tiyatroya kendine özgü bir anlatım kazandırdı.[1][2]

TİYATRO YAŞAMI

Pinter, Hackney'de büyüdü; savaş sırasında çocuk yaşta Londra'dan tahliye edildi. Okul tiyatrosundaki Shakespeare rolleri oyunculuğa yönelmesinde etkili oldu. Daha sonra tiyatro eğitimi aldı ve repertuvar topluluklarıyla turnelere çıktı. 1950'lerde David Baron sahne adını kullandı. Oyun yazarlığına 1957'de Bristol'de sahnelenen The Room ile başladı; ardından The Birthday Party ve The Dumb Waiter geldi.[2]

The Caretaker, yazarlığının geniş ölçekte tanınmasını sağladı. The Homecoming, No Man's Land ve Betrayal önemli oyunları arasındadır. Pinter ayrıca radyo, televizyon ve sinema için yazdı; The Servant ve The French Lieutenant's Woman filmlerinin senaryolarını hazırladı. Yönetmen olarak da çalışması, tiyatro metniyle sahne uygulamasını birlikte değerlendirdiği bir meslek hayatı oluşturdu.[2]

ANLATIM ÖZELLİKLERİ

Oyunlarındaki konuşmalar görünüşte sıradan olabilir; fakat kişiler arasındaki güç dengesi, sınıf ve cinsiyet ilişkileri söylenen sözlerin altında gelişir. Beklenmedik davranışlar ve zaman zaman şiddet, seyircinin güven duygusunu sarsar. Buna karşılık kara mizah da anlatımın önemli parçasıdır. Bu özellikler, Pinter'ın eserlerinde gerilimle gündelik hayatın aynı mekânda bulunmasını sağlar.[1]

Nobel'in biyobibliyografik değerlendirmesinde kapalı mekânlar, geçmişin belirsizliği ve konuşma içindeki egemenlik mücadelesi vurgulanır. Oyunlarının yarattığı özgün atmosfer, “Pinteresque” sıfatıyla da anılmıştır. İnsan hakları ve barış konularındaki kamusal tutumu, özellikle sonraki eserlerinin siyasal boyutuyla ilişkilidir. Ancak ilk oyunlardan sonrakilere uzanan tehdit ve adaletsizlik temaları, yazarlığında önemli bir süreklilik oluşturur.[2]