Hidroliz, suyun bir kimyasal bağın kırılmasına katıldığı tepkimeler için kullanılan terimdir. Özellikle büyük organik moleküllerin daha küçük parçalara ayrılmasında önemlidir. Su, bu süreçte yalnız maddelerin içinde bulunduğu bir ortam değildir; tepkimeye katılır ve oluşan ürünlere hidrojen ile hidroksil bileşenlerini sağlar. Gerçekleşen değişim, kırılan bağın türüne bağlıdır.[1]
MAKROMOLEKÜLLERİN PARÇALANMASI
Birçok biyolojik polimer, daha küçük yapı taşlarının birbirine bağlanmasıyla oluşur. Hidroliz bu bağlantıların çözülerek daha küçük birimlerin açığa çıkmasını sağlayabilir. Örneğin maltozun hidrolizinde su katılımıyla iki glikoz molekülü elde edilir. Bu örnek, su ayrılarak bağ kurulmasını içeren dehidrasyon tepkimesinin ters yönündeki dönüşümü gösterir; aynı mantık farklı biyomoleküllerde farklı bağlara uygulanır.[1]
ESTERLERDE HİDROLİZ
Esterler, asidik veya bazik sulu ortamda hidrolize uğrayabilir. Asit katalizli yolda karboksilik asit ve alkol oluşur; bazik ortamda karboksilat tuzu elde edilir. Yağlardaki ester bağlarının bazik hidrolizi sabunlaşmanın temelidir. Ürünlerin hangi biçimde bulunduğu ortamın özelliklerine bağlı olduğundan, yalnız başlangıç maddesini bilmek tepkimeyi tam tanımlamaya yetmez.[2]
ENZİMLERİN ROLÜ
Canlılarda hidroliz tepkimelerinin çoğu belirli bağlara etki eden enzimlerle hızlanır. Sindirimde karbonhidratlar, proteinler ve yağlar farklı enzim grupları tarafından daha küçük bileşenlere dönüştürülür. Lipazlar yağların ester bağlarının hidrolizine katılır. Enzim, tepkimenin belirli bir yoldan ilerlemesini kolaylaştırır; hidrolizin su katılımı ve kimyasal bağ değişimi içeren temel niteliği bu durumda da korunur.[1][2]
