Itai-itai hastalığı, Japonya’nın Toyama prefektörlüğündeki Jinzu Nehri havzasında uzun süreli kadmiyum maruziyetiyle ilişkilendirilen bir hastalıktır. Adı, Japoncada “acııyor, acıyor” anlamına gelir ve hastaların şiddetli ağrılarını yansıtır. Hastalık özellikle böbrek işlev bozukluğu ve kemiklerde yumuşamayla (osteomalazi) tanımlanır. [1][2]
Tarihçe ve nedenleri
Hastalık, Jinzu havzasında 1950’lerde nedeni bilinmeyen bir rahatsızlık olarak bildirildi. Japonya Sağlık ve Refah Bakanlığı 1968’de kronik kadmiyum zehirlenmesini hastalığın temel nedeni olarak açıkladı; kadmiyum kaynağını ise Kamioka madeninin atık suyuyla ilişkilendirdi. Kirletici, nehir suyu ve tarım alanları üzerinden yerel çevreye ve gıda zincirine yayıldı. 1972’de Nagoya Yüksek Mahkemesi, madencilik işletmesini kadmiyum kirliliğinden sorumlu tutan bir karar verdi. [1][2]
Belirtiler ve toplumsal etkiler
Kronik kadmiyum zehirlenmesi böbrek hasarına yol açabilir; kemik mineral kaybı ve osteomalazi ağrıya, güçsüzlüğe ve kırıklara neden olabilir. Japon hükümetinin tarihî değerlendirmesi, gebelik, emzirme, yaşlanma ve yetersiz kalsiyum alımını hastalığın ağırlaşmasına katkı sağlayan etkenler arasında saymıştır. Bunlar kadmiyum maruziyetinin yerine geçen nedenler değil, hastalığın gelişimini etkileyebilen eşlikçi etkenlerdir. [1][2]
Olay, sanayi kaynaklı kirliliğin insan sağlığına ve tarımsal çevreye uzun süreli etkilerini gösteren önemli bir Japonya örneğidir. Tazminat süreçleri ve kirlilik kontrolüne ilişkin önlemler, çevresel zarar ve işletme sorumluluğu tartışmalarında da yer almıştır. [2]
