Kadmiyum zehirlenmesi, kadmiyuma maruz kalmanın sağlıkta oluşturduğu akut ya da uzun süreli zararlı etkileri tanımlar. Kadmiyum, yer kabuğunda doğal olarak bulunan ve çoğunlukla çinko, bakır veya kurşun içeren minerallerle birlikte rastlanan metalik bir elementtir. Etkiler; alınan doza, maruziyet süresine ve maddenin vücuda giriş yoluna göre değişir. [1]
Maruziyet ve akut etkiler
Kadmiyum tozunun veya dumanının solunması, özellikle metalin işlendiği bazı işlerde yüksek maruziyete yol açabilir. Yüksek düzeyli soluma; boğaz tahrişi, öksürük, göğüs ağrısı ve nefes darlığıyla başlayabilir. Belirtilerin bir bölümü maruziyetten birkaç saat sonra ortaya çıkabilir; ağır durumlarda kimyasal akciğer iltihabı ve akciğer ödemi gelişebilir. Yüksek miktarda kadmiyum yutulması mide-bağırsak sistemini tahriş ederek bulantı, kusma, karın krampları ve ishale neden olabilir. Geçmişte asitli yiyecek veya içeceklerin kadmiyum kaplı kaplarda saklanması bu tür yutma maruziyetlerine yol açmıştır. [2][3]
Uzun süreli etkiler ve kaynaklar
Tekrarlanan ya da uzun süreli maruziyette kadmiyum vücutta, özellikle böbreklerde birikebilir. Yeterli birikim böbrek hasarıyla ilişkilidir; uzun süreli maruziyet kemikleri kırılganlaştırabilir ve solunum yoluyla alınan kadmiyum akciğerleri etkileyebilir. Kadmiyum ve bileşikleri insanlarda kanserojen olarak sınıflandırılmıştır. [1][3]
Genel nüfusta kadmiyumun başlıca kaynakları gıdalar ve tütün dumanıdır; işyerindeki maruziyet de önem taşır. Gıda, hava veya sudaki kadmiyum düzeyleri ile alınan miktarlar farklı olabileceğinden, maruziyetin etkileri herkeste aynı değildir. Akut, yüksek dozlu zehirlenme ile uzun süreli birikimin etkileri de birbirinden ayrılır. [1][2]
