Kalemişi ya da kalem işi, ince uçlu fırçalarla boya veya altın varak kullanılarak yüzeylere uygulanan bezeme türüdür. Sıva, taş, ahşap, mermer, bez ve deri gibi malzemeler üzerinde görülebilir. Mimari yapılarda duvarlar, kubbeler, tavanlar ve kemerler bezemenin uygulandığı başlıca yüzeyler arasındadır. Yüzey malzemesi, tekniğin ve uygulama biçiminin belirlenmesinde rol oynar. [1][2]
Desen ve uygulama
Desen önce kâğıda çizilebilir; ana hatların iğneyle delinmesiyle hazırlanan kalıp istenen yüzeye yerleştirilir ve kömür tozuyla çizim zemine aktarılır. Ardından boyalar fırçayla uygulanır, motiflerin sınırları belirginleştirilir. Bu yöntem, geleneksel kalem işinde kullanılan aktarım yollarından biridir; bütün örneklerin aynı teknikle yapıldığı anlamına gelmez. Rûmî, hatâyî, palmet ve kıvrımlı dallar gibi motiflerin yanı sıra stilize yaprak ve çiçekler de bezemelerde yer alır. [1]
Tarihî örnekler ve mimarideki yeri
Kalem işi, dinî ve sivil mimari yapılarda iç mekânları bezemek için kullanılmıştır. Erken Osmanlı dönemine ait sıva üzeri örnekler arasında Bursa Yeşil Cami, İznik Kırgızlar Türbesi’nin pencere kemerleri ve Edirne Üç Şerefeli Cami’nin avlu revakları sayılır. Ahşap yüzeyler de özellikle camilerdeki tavan ve mahfil gibi bölümlerde bezemeye elverişli alanlar oluşturmuştur. [1]
Uygulama alanının yalnızca sıvayla sınırlı olmaması, kalem işinin mimari ve el sanatlarıyla ilişkisini gösterir. Teknik ve motifler dönemlere göre değişmiştir; bu nedenle eserlerin malzemesini, yapılış biçimini ve bezeme programını ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Kalem işi, yapının yüzeylerini süslerken dönemin estetik tercihlerini de yansıtır. [1][2]
