Kamu politikası, kamu otoritelerinin toplumsal sorunları ele almak üzere benimsediği amaçlar, kararlar ve uygulamalar bütünüdür. Eğitim, çevre, ulaşım veya sosyal hizmetler gibi alanlarda hangi ihtiyaçların öncelikli sayılacağını ve bunlara nasıl karşılık verileceğini belirler. Tek bir seçim vaadinden veya geçici karardan daha geniş ve süreklilik taşıyan bir yönelişi ifade eder.[1]
OLUŞUMU VE AKTÖRLER
Politikaların oluşumunda seçilmiş yöneticiler, yasama organları, kamu görevlileri, uzmanlar, çıkar grupları ve yurttaşlar rol oynar. Farklı kesimler sorunun niteliği, devletin sorumluluğu ve kaynakların kullanımı hakkında farklı görüşler savunabilir. Bu nedenle politika üretimi, bilgi toplamanın yanında müzakere, uzlaşma ve öncelik belirlemeyi de içerir.[1]
Kamu politikası yalnızca açıklanan niyetlerden oluşmaz. Kabul edilen düzenlemelerin uygulamada yarattığı davranış ve sonuçlar da değerlendirmeye katılır. Bazı durumlarda mevcut düzeni değiştirmemek yönündeki tercih de politikanın parçasıdır. Bir uygulamanın yararları ve maliyetleri toplumun bütün kesimlerine aynı biçimde dağılmayabilir.[1]
POLİTİKA SÜRECİ
Süreç, öğretici bir çerçeve olarak gündem oluşturma, kararın kabulü, uygulama ve değerlendirme aşamalarına ayrılabilir. Gündem oluşturulurken sorun tanımlanır ve olası çözüm yolları belirlenir. Karar aşamasında seçeneklerden biri benimsenir; uygulamada sorumlu kurumlar düzenlemeyi hizmetlere ve işlemlere dönüştürür.[2]
Değerlendirme, elde edilen sonuçları başlangıçtaki amaçlarla karşılaştırır. Sistemli inceleme, yalnızca bir faaliyetin yapılıp yapılmadığına değil, hedeflenen değişimi ne ölçüde sağladığına bakar. Bulgular yeni kararları etkileyebilir veya uygulamanın değiştirilmesine yol açabilir. Bu geri dönüş ilişkisi, kamu politikasının bir kez tamamlanan işlemden çok süreklilik gösteren bir süreç olarak incelenmesini sağlar.[2]
