Kan nakli, kanın veya belirli kan bileşenlerinin damar yoluyla alıcıya verilmesidir. Ameliyat ya da yaralanma nedeniyle kaybedilen kanın yerine konmasında ve bazı kan hastalıklarında kullanılır. Verilen ürün, kişinin gereksinimine göre tam kan, alyuvar, trombosit veya plazma olabilir. Bu işlem, kan yapıcı kök hücre naklinden farklıdır.[1]
KAN BİLEŞENLERİ
Alyuvarlar dokulara oksijen taşınmasına, trombositler pıhtının oluşmasına, plazma ise sıvı ve protein gereksinimlerine katkı sağlar. Bu nedenle her nakilde bütün kanın verilmesi gerekmez. Kullanılacak bileşen, kanama, hücre eksikliği veya pıhtılaşma sorunu gibi klinik gereksinimlere göre belirlenir. Kanın büyük bölümü gönüllü bağışçılardan sağlanır. Kemik iliğinin yeterince hücre üretememesi de nakil gereksinimi doğurabilir.[1]
HAZIRLIK VE İZLEME
Nakil öncesinde alıcının kanı ile verilecek ürünün uygunluğu değerlendirilir. Uygulama damar içi bağlantıyla yapılır; işlem öncesinde, sırasında ve sonrasında nabız, vücut sıcaklığı ve kan basıncı gibi göstergeler izlenir. Sağlık ekibi işlemi ve olası alternatifleri açıklar. Kullanılacak ürün miktarı ve hastanın durumu, uygulama süresini etkiler.[1][2]
RİSKLER VE GÜVENLİK
Bağışçı seçimi, kanın test edilmesi ve uygun saklama koşulları naklin güvenliğini artırır. Bununla birlikte ateş, alerjik reaksiyon ve daha ciddi bağışıklık tepkileri görülebilir. Sık nakiller bazı hastalarda demir birikimine yol açabilir. Enfeksiyon aktarımı riski testlerle önemli ölçüde azaltılır; uygulama sırasında ve sonrasında izlem bu nedenle sürdürülür.[1][2]
